Kuran-ı Kerimi Anlama Adına Hissi Bir Sohbet

Kuran-ı Kerimi Anlama Adına Hissi Bir Sohbet

Sevgi, ispat isteyen bir duygudur. her sevgili, sevdiğinden bu duyguyu ifade etmesini bekler. Kimi zaman, kalbi derinliklerden gelen birkaç cümle tercüman olur hislere, kimi zamanda, sevdiğinin düşündüğü gibi düşünmekle ortaya çıkar kişinin ne kadar sevdiği. Ama en önemlisi, sevdiğine ayırmış olduğu zamanla doğru orantılıdır.

Sevgi, elle tutulur, gözle görülür nesnel bir şey olmadığından bol keseden savuruyoruz etrafımıza.Bu duygu, kalbi bir muhabbettin sonucunda hasıl olur. Gırtlaktan çıkan, kuru kelimelerle seviyorum demekle olmaz. Onu, kalbi derinliklerde hissetmek gerekir. Yoksa Maazallah, sevgi magandası olur insan. Sağa sola şuursuzca sıkıp durmaktan başka hiçbir şeye yaramaz. Hele karşındaki, bu duyguların yapmacık olduğunu anlarsa o zaman vay haline.

İlk başta demiştim, sevginin en güzel ispatı, sevgiliye ayrılmış olan zamanla doğru orantılıdır diye. Şimdi soruyorum, biz sevgi magandaları her seferinde ağız dolusu cümlelerle Rabbimizi çok sevdiğimizi,hatta onun için öleceğimizi haykırıp duruyoruz. Acaba biz günümüzün ne kadarında sevdiğimizi söylediğimiz Rabbimize ZAMAN ayırıyoruz.

Kuran-ı Kerim Rabbin susan dilidir. Ona ayırmış olacağımız zaman, Rabbimiz’e ayırmış olduğumuz zamanın ta kendisidir. Efendimiz bir hadisi şeriflerinde; “Kim Kuran okuyup geldiğinde, yeminle Rabbi ile konuştuğunu söylese yalan söylememiştir.” diyerek konuya açıklık getiriyor.

Kuran okumak, ona zaman ayırmak şöyle dursun. Daha sevgilim dediğimiz rabbimizin, bize ne anlatmak istediğinin bile farkında değiliz. Gayri müslim, bir vatandaş bize sorsa; “ya bu beş vakit namazda, 40 kere okuduğun şu fatihada ne anlatılıyor.” dese acaba kaçımız Fatiha’nın manasını açıklayabilir. Allah cc bu zamana hitaben Kuran-ı Keriminde şöyle buyuruyor; Rasul der ki: Ey Rabbim! Kavmim bu Kur’an’ı büsbütün terk etti.”(Furkan-30).

Evet, sanki Kuran-ı Kerimi yalnız ve mahzun bırakmış gibiyiz. Kuran bir vadide,biz başka bir vadide gibiyiz.

Ama hiçbir şey için geç kalınmış değil. Bu gün, rabbimize olan sevgimizi ispat etme günümüz olsun. Gelin birlikte Kuran vadisine doğru köprüler kurmaya başlayalım. Sevgilinin, diyarına geçip onunla sohbet edelim. Onu anladığımızı gösterip ve hep birlikte gür bir sada ile “işittik, itaat ettik” diye çınlatalım gök kubbeleri. Rabbimizde bize “lebbeyk” söyle kulum diye karşılık versin. Karşılık verir mi diye sorma? Kesin verir çünkü kutsi bir hadisi şerifte “Bana bir karış yaklaşana ben bir dirsek yaklaşırım..bana bir dirsek yaklaşana ben bir kulaç yaklaşırım…bana yürüyene ben koşarım” diyen bir rab nasıl olur da senin feryadlarına ve isteklerine karşılıksız kalabilir.

Sevgilinin rahmet ve merhametine mazhar olabilmek için onu tanımak lazım gelir. Rabbimizinde kendini en iyi tanıttığı yer Kuran-ı kerimdir. Haydi sevgili ile olan vuslatı dindirmek ve sevgimizi ispat etmek için Kuran’a….

Saygılarımla Seyyid Talha Yasin

Nuru ŞEMS ——EY ADEMOĞLU! Sen Bir Güneşsin Işığını Kaybetme

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s