Sen Kimsin? Kimin İçinsin? Kiminlesin ve Kimin Huzurundasın?

SEN KİMSİN?

KİMİN İÇİNSİN?

KİMİNLESİN VE KİMİN HUZURUNDASIN?

EVET, BİZ KİMİZ, KİMİN İÇİNİZ, KİMİNLEYİZ VE KİMİN HUZURUNDAYIZ… BASİT AMA BİR O KADAR DERİN VE HİKMETLİ OLAN BU SORULAR, HZ. DAVUD EFENDİMİZİN MABEDİNİN MİHRABINA YAZDIRDIĞI SORULARDIR.. ALLAHÜ TEALA HAZRETLERİ’NİN YÜCE KİTABI KUR’AN- I KERİM’DE KENDİSİNDEN “HALİFE” OLARAK BAHSETTİĞİ, ULÜL-AZM VE KİTAP SAHİBİ BİR PEYGAMBERİN, GAFLETE KAPILMAKTAN VE GAFLET İÇİNDE BİR HAYAT SÜRMEKTEN SAKINABİLMEK ADINA ALDIĞI TEDBİR KABİLİNDEN SORULAR.. DAHA DOĞRUSU HATIRLATMALAR…

ALLAH’IN “KUVVETLİ VE BASİRETLİ KULU”, “DAĞLAR VE TAŞLARIN KENDİSİYLE BİRLİKTE ZİKR Ü TESBİH ETTİĞİ”, “ZEBUR’UN SAHİBİ”, HZ. DAVUD ALEYHİSSELAM, BİR PEYGAMBER OLDUĞU HALDE NEDEN BU KADAR ALLAH’TAN ÇEKİNİYOR VE KORKUYORDU, ACABA?!..

HZ. SÜLEYMAN’IN MUHTEREM BABASI HZ. DAVUD EFENDİMİZ, ASLINDA, İNSANLAR İÇERİSİNDE, ALLAH’A EN YAKIN KUL OLDUĞU GİBİ, İNSANLARIN ALLAH’TAN EN ÇOK KORKANI VE SAYGIYLA ÜRPERENİYDİ…

HALLERİ, “KULLARI İÇİNDE ALLAH’TAN ANCAK ÂLİM OLANLAR ‘İÇLERİ TİTREYEREK’ KORKAR– FATIR SURESİ, 28. AYET-VE “DE Kİ: “HİÇ BİLENLERLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU? – ZÜMER SURESİ, 9. AYET- AYETLERİNDE İFADE EDİLEN GERÇEKLERİN KEMAL DERECESİNDE VE İHSAN MERTEBESİNDE TERENNÜMLERİYDİ…

BUNA RAĞMEN, HAYATININ EN RAHAT VE TELAŞSIZ BİR GÜNÜ OLMASI VE ÖZLEDİĞİ ŞEKİLDE İBADET VE TAATTE BULUNMAK DİLEĞİYLE KENDİNİ HAZIRLADIĞI BİR GÜNÜN KUŞLUK VAKTİNDE, YERDEN BİRAZ YÜKSEKTE OLAN ÖZEL İBADETGAHININ MERDİVENİNİ ÇIKARKEN GELMİŞTİ, ÖLÜM MELEĞİ HUZURLARINA..

HZ. DAVUD EFENDİMİZ, HZ. AZRAİL’İN ZİYARET İÇİN DEĞİL DE, RUHUNU KABZETMEK İÇİN GELDİĞİNİ ANLADIĞINDA, BUNDAN GERİYE DÖNÜŞ OLMADIĞININ BİLİNCİYLE, KENDİSİNDEN SADECE, NAMAZDA VE NİYAZ HALİNDEYKEN RUHUNU KABZETMESİNİ TALEP ETMİŞTİ…

NE VAR Kİ, HZ. AZRAİL ALEYHİSSELAM, ÇOK İSTEMESİNE VE ÜZÜLMESİNE RAĞMEN BU TALEBİ KABUL ETMEYE GÜÇ YETİREMEDİ… HZ. DAVUD’UN KUDSİ RUHLARINI, O ANDA, MERDİVENİN BASAMAKLARINDA İKEN KABZETTİ VE HUZUR-U İLAHİYE TAŞIDI… EVET, BİR PEYGAMBERE, HZ. DAVUD’A BU KÜÇÜK İSTEĞİNDE MÜSAADE EDİLMEDİ… ZİRA “…ALLAH, KENDİ ECELİ GELMİŞ BULUNAN HİÇBİR KİMSEYİ KESİNLİKLE ERTELEMEZ. – MÜNAFİKUN SURESİ, 11. AYET -” AYETİ TEKRARLANMAKTAYDI.. BU AYET, HERKESE, GEÇMİŞ-GELECEK TÜM ZAMANLARA HİTAP ETMEKTEYDİ…

İŞTE HZ. DAVUD EFENDİMİZ DE, ECELİN BİR GÜN ANSIZIN GELECEĞİNİ BİLDİKLERİNDEN DOLAYI, MABEDİNİN MİHRABINA UNUTMAMASI GEREKEN BİR ŞEYLER YAZDIRMAK İSTEDİLER… ÇÜNKÜ NE ZAMAN, NEREDE VE NE ŞEKİLDE GELECEĞİ BELLİ OLMAYAN ÖLÜME HAZIR OLMAK, DAHA DOĞRUSU GERÇEK ANLAMDA BİR KUL OLMAK GEREKİYORDU… ÖYLE OLUNCA, MİHRABA “SEN KİMSİN, KİMİN İÇİNSİN, KİMİNLESİN VE KİMİN HUZURUNDASIN” DİYE YAZDIRMAK GELDİ GÖNÜLLERİNE… GERÇEĞİN EN SADE VE ÖZ İFADESİ OLMAK ÜZERE…

GERÇEK TEKTİ, BİRDİ VE DEĞİŞMEZDİ.. ZAMAN AKIP GEÇSE, ASIRLAR BİRBİRİNİ TAKİP ETSE DE ALLAH’IN GERÇEKLERİ HEP AYNIYDI.. VE HER DEVİRDE BU GERÇEKLERİ İDRAK EDEREK YAŞAYAN, ALLAHIN HUZURUNDA OLDUĞUNU UNUTMAMAYI BAŞARABİLEN İNSANLAR BULUNUYORDU…

BİLGİ, VAHİY VE ZAFER MELEĞİ OLAN HZ. CEBRAİL ALEYHİSSELAM, ASR-I SAADETTE, BİRGÜN, EFENDİMİZ MUHAMMED ALEYHİSSELAMIN MECLİSİNE, SAHABELERİYLE SOHBET ETTİKLERİ BİR VAKİTTE, BEYAZLARA BÜRÜNMÜŞ BİR İNSAN GÖRÜNÜMÜNDE GELMİŞ VE KENDİSİNE BİRTAKIM SORULAR SORMUŞTU… BU SORULARDAN BİRİ DE “İHSAN NEDİR?” İDİ. EFENDİMİZ HAZRETLERİNİN BU SORUYA CEVAPLARI İSE,  TIPKI HZ. DAVUD’CASINA, “İHSAN, GÖRÜYORMUŞSUN GİBİ ALLAH’A İBADET ETMENDİR. HER NE KADAR SEN O’NU GÖRMÜYORSAN DA, O SENİ GÖRMEKTEDİR” OLMUŞTU, O’NUN HUZURUNDA OLDUĞUMUZUN BİR İFADESİ OLARAK…

EFENDİMİZ HAZRETLERİ, HZ. CEBRAİL’E ÇOK SADE VE NET BİR CEVAP VERMİŞLERDİ… ZİRA KENDİLERİNE HER ŞEYİ İŞİTEN, GÖREN VE KALPLERİN DERİNLİKLERİNDEN GEÇENLERİ DAHİ BİLEN RABBİMİZ TARAFINDAN, “ANDOLSUN, İNSANI BİZ YARATTIK VE NEFSİNİN ONA NE VESVESELER VERMEKTE OLDUĞUNU BİLİRİZ. BİZ ONA ŞAHDAMARINDAN DAHA YAKINIZ.- KAF SURESİ, 16. AYET-AYETİ İNDİRİLMİŞTİ… KUR’AN’IN BELKİ DE ÖZÜ OLABİLECEK BU AYETİNİN IŞIĞIYLA CEVAP VERMELERİ Hz. CEBRAİL ALEYHİSSELAMA YETERLİ GELMİŞTİ…

İNSANOĞULARININ EFENDİSİNİN HAYATLARI DA ZATEN “İHSAN DUYGUSU VE ŞUURUYLA” ŞEKİLLENMİŞTİ.. ÖYLE Kİ, HAYATLARI BOYUNCA HEP BU ŞUUR VE AZİMLE KULLUK ETMEYE ÇALIŞTILAR… GECELERİ SABAHLARA KADAR, AYAKLARI ŞİŞİNCEYE DEK NAMAZ KILDILAR, ÖMÜRLERİNİN ÇOĞU GÜNÜNDE ORUÇLU OLMAYI TERCİH ETTİLER… ALLAHIN DİNİNİ TEBLİĞ İÇİN HERŞEYE KARŞI SABRETTİLER, BU DAVAYA KENDİLERİNİ ADADILAR… HÂSILI İYİLİK VE GÜZELLİK NAMINA AKLA NE GELEBİLECEKSE YAPMAKTAN BİR AN İÇİN GERİ DURMADILAR, “ÂLEMLERE RAHMET OLDULAR”… TIPKI KENDİNDEN ÖNCEKİ PEYGAMBERLER GİBİ, TIPKI HZ. DAVUD GİBİ, TIPKI DAVUD SOYLU İSA MESİH GİBİ…

GERÇEK KULLUĞUN ZİRVELERİNDEN OLAN MUHTEREM VE MUHTEŞEM İNSAN HZ. İSA ALEYHİSSELAM DA, TIPKI 28 KUŞAK ÖNCEKİ DEDESİ HZ. DAVUD ALEYHİSSELAM GİBİ, ÇOK YÜKSEK BİR HASSASİYET İÇERİSİNDE KULLUK ARZ ETTİLER… BUNDAN DOLAYI DA EN YÜCE MAKAMA ERDİLER… ALLAH’IN KENDİ YÜCE KATINA, HUZURUNA KABUL EDİLDİLER…

BU GÜNLERDE DOĞUM GÜNÜNÜ KUTLAMAKTA OLDUĞUMUZ, “KELİMETULLAH” VE “RUHULLAH” İSİMLERİNİN SAHİBİ, YANİ ALLAH’IN KELİMESİ VE RUHU OLAN İSA EFENDİMİZİN HAYAT-I ŞERİFLERİNİ KISACA HATIRLAYACAK OLURSAK, NEDEN “EN YÜCE KAT’A, HUZUR-U İLAHİYEYE” YÜKSELTİLDİKLERİNİ DAHA İYİ ANLAYABİLİRİZ…

O YÜCE İNSAN, “RUHUL-KUDS” İLE YANİ, “KUDSİ RUH” İLE DESTEKLENDİĞİ HALDE, YERYÜZÜNDEKİ SON ANINA KADAR ALLAH’I ZİKRETTİ, TESBİH ETTİ; O’NA DUA ETTİ, YALVARDI, YAKARDI, İNSANLAR İÇİN DUA ETTİ VE BAĞIŞLANMA DİLEDİ… KENDİSİNE EZA VE CEFA EDENLERE SABRETTİ HATTA ONLARIN BİLE AFFINI TALEP ETTİ… ALAYLARINI, KÜFÜRLERİNİ, HOR VE HAKİR GÖRMELERİNİ KAALE ALMADI… BABASIZLIĞA, EV VE İŞ SAHİBİ OLMAMAYA, EVLENMEMEYE, YUVA KURMAMAYA, KONFORLU BİR HAYAT SÜRMEMEYE, HEP -ALLAH’IN DİNİNİ TEBLİĞ EDEBİLMEK İÇİN- GÖĞÜS GERDİ, DAYANDI… KENDİSİNE ÇİZİLEN YOLDAN AYRILMADI..

ZİRA PEYGAMBERLİK HİÇ DE KOLAY BİR GÖREV DEĞİLDİ..  İNSANLAR ALTININ KIYMETİNİ BİLMESE DE, ALTIN, ALTIN OLMAK VE ALTIN GİBİ DAVRANMAK ZORUNDAYDI.. KENDİLERİ ALTIN İDİLER VE ALTIN GİBİ DE YAŞADILAR.. HAYATLARI, İNSANLARI İYİLEŞTİRMEKLE, “ALLAH’IN İZNİ İLE” ONLARI MADDİ VE MANEVİ DİRİLTMEKLE, BİR “RAB”, YANİ “TERBİYE EDİCİ, ÖĞRETMEN” OLARAK TERBİYE ETMEKLE, BİLGİLENDİRMEKLE, UYARMAK VE MÜJDELEMEKLE GEÇTİ… BU NEDENLE, KENDİSİNE “MÜJDE” ANLAMINA GELEN “İNCİL” VERİLDİ.. İNCİL, MÜBAREK GÖNÜLLERİNE VAHYEDİLDİ, KENDİ KELİMELERİ DE İNCİL AYETLERİ OLUP DUDAKLARINDAN DÖKÜLDÜ, O’NUN DİLİNDEN KONUŞAN VE GÖZLERİNDEN BAKAN DA ASLINDA HEP YÜCE ALLAH OLDU… ZİRA PEYGAMBERLER KENDİLİKLERİNDEN KONUŞMUYORLARDI…

“VEMA YENTİKU ANİL HEVA – İN HUVE İLLA VAHYUN YUHA”, “O HEVASINDAN (ARZUSUNA GÖRE) KONUŞMAZ, O SADECE VAHYİ KONUŞUR, O’NUN KONUŞMASI VAHYEDİLENDEN BAŞKASI DEĞİLDİR” (NECM SURESİ, 3-4).

SON ANLARINA KADAR ÜZERLERİNE DÜŞENİ MÜKEMMEL BİR ŞEKİLDE İCRA EDEN VE ALLAH’IN TAKDİRİNE TESLİM OLAN MERYEMOĞLU İSA MESİH EFENDİMİZ HAZRETLERİ, ALLAH’IN KATINA YÜKSELTİLMEDEN ÖNCE, “SELAM ÜZERİMEDİR; DOĞDUĞUM GÜN, ÖLECEĞİM GÜN VE DİRİ OLARAK YENİDEN KALDIRILACAĞIM GÜN – MERYEM SURESİ, 33. AYET- BUYURDULAR…

KENDİLERİNİN SELAMLARINA KARŞILIK VERİLDİĞİ GİBİ BEĞENİLEN SELAMLARININ KURAN-I KERİM İLE BİZLERE DE BİLDİRİLMEK İSTENDİĞİNİ ANLIYORUZ..

ZİRA BU AYET İLE, KENDİLERİNİN YENİDEN GELECEKLERİ MÜJDELENMEKTEDİR. BUNDAN ŞÜPHE EDİLMEMELİDİR.

HİÇ ŞÜPHESİZ HZ. İSA EFENDİMİZİN GELİŞ VAKTİNE ERİŞEBİLMEK, KENDİLERİNİ TANIMAK VE KENDİLERİNE İMAN EDEBİLMEK, BİR İNSAN İÇİN, ELBETTE EN BÜYÜK ŞEREF VE EN BÜYÜK DERECEDİR..

HZ. İSA EFENDİMİZİN VE KENDİLERİNİN ŞAHSINDA BÜTÜN PAYGAMBERLERİMİZİN DOĞUMLARI KUTLU OLSUN… ONLAR OLMASAYDI, İNSANLIK KARANLIKTAN KURTULAMAZDI VE DÜNYA YAŞANILACAK BİR YER OLMAZDI…

BÜTÜN PEYGAMBERLER, BİZİM PEYGAMBERLERİMİZDİR, ARALARINDA FARK YOKTUR .. BİZ MÜMİNLER, ONLAR ARASINDA AYRIM GÖZETMEYİZ VE ONLAR İÇİN, HATIRALARI VE DEĞERLERİ İÇİN, GEREKİRSE CANIMIZI BİLE FEDA EDERİZ:

“DEYİN Kİ: “BİZ ALLAH’A, BİZE İNDİRİLENE (KUR’AN’A), İBRAHİM, İSMAİL, İSHAK, YAKUB VE YAKUBOĞULLARINA İNDİRİLENE, MÛSÂ VE İSA’YA VERİLEN (TEVRAT VE İNCİL) İLE BÜTÜN DİĞER PEYGAMBERLERE RAB’LERİNDEN VERİLENE İMAN ETTİK. ONLARDAN HİÇBİRİNİ DİĞERİNDEN AYIRT ETMEYİZ VE BİZ ONA TESLİM OLMUŞ KİMSELERİZ.” (BAKARA, 136. AYET)

“PEYGAMBER, RABBİNDEN KENDİSİNE İNDİRİLENE İMAN ETTİ, MÜ’MİNLER DE (İMAN ETTİLER). HER BİRİ; ALLAH’A, MELEKLERİNE, KİTAPLARINA VE PEYGAMBERLERİNE İMAN ETTİLER VE ŞÖYLE DEDİLER: “ONUN PEYGAMBERLERİNDEN HİÇBİRİNİ (DİĞERİNDEN) AYIRT ETMEYİZ.” ŞÖYLE DE DEDİLER: “İŞİTTİK VE İTAAT ETTİK. EY RABBİMİZ! SENDEN BAĞIŞLAMA DİLERİZ. SONUNDA DÖNÜŞ YALNIZ SANADIR.” (BAKARA, 285. AYET)

SELAM OLSUN HZ. İSA EFENDİMİZE, SELAM OLSUN HİDAYET GÜNEŞLERİ OLAN YÜZ YİRMİ DÖRT BİN PEYGAMBER EFENDİMİZE VE ONLARI TÜM YÜREKLERİYLE SEVENLERE…

Saat: 00.44

31.12.2009, Perşembe

İstanbul

AV. SEYYİD FAHREDDİN BEHRAM ŞAH

Nuru ŞEMS ——EY ADEMOĞLU! Sen Bir Güneşsin Işığını Kaybetme

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s