YEŞİL KUBBELİ ŞEHİRDEN GÖK KUBBELİ DÜNYAYA BİR ARZUHAL

26. 01.2010 / Konya

Henüz küçücük bir bebektim. Doğduğumda verdiler elime bu şişleri, ipi, örgüyü. Dediler ki; Al bunları, ör ömrünü, işle, nakşet her demini zamanının. Epey uzun gibi görünen ama göz açıp kapama değerinde bir zamanın var. Bir vakit gelecek ki giydiğinde bu giysiyi, senin için ya cennet olacak ya da cehennem.

Şimdi ise bir yetişkinim. Aslında öyle olduğunu zanneden ama sil baştanlarla hala yerinde sayan ya da himmetlerle ilerlemeye çalışan bir bebek.
Niye ilerleyemiyorum ki? Halbuki ne kadar hevesliydim, ruhlar aleminden ayrıldığımda. Bir an önce işimi bitirip en güzel elbiseyi işleyip geri dönmeyi, ne kadar istemiştim.

Ama gözümü açtığımda kendimi öyle bir yerde buldum ki, buraya ‘ DÜNYA’ diyorlar.
Ne kadar da güzeldi Allah’ım. Zamanla unutturmuştu bana, geldiğim diyarları. Hasretini çektiğim, kokusunu özlediğim vatanımı. Ne kadar da cazibeli bir şeydi şu dünya. Ama bir o kadar da zordu. Benimle oynuyordu çünkü. Sanki cenneti anahtar deliğinden seyreder gibi seyrediyordum bu dünyada. Efsunlanmış gibi kapılıyordum büyüsüne. Daha çok lezzet alabilmek için çok çalışmam gerekiyordu.Daha yüksek makam, daha güzel ev, daha yeni araba, daha geniş sosyal yaşam, daha şık elbiseler, mobilyalar,.. Allah’ım kazandıkça cezbeleniyor, kendimden geçiyorum. Ne kadar güzel bir ömür örgüm vardı benim. Habire işliyor, halı gibi ince ince dokuyordum.

Birgün işler tersine döndü. Çiçek isterken kaktüs, kelebek beklerken tırtıl veriliyordu elime. Uğraşıyorum uğraşıyorum ama sökülüyordu tüm ördüklerim. Hayatım dibe vuruyordu. Perişandım, umutsuz ve yalnızdım. Bana o kadar cazibeli görünen dünya genç kızının da yüzündeki makyaj siliniyordu gitgide. Meğerse o sevdiğim, bayıldığım, aşık olduğum kadın; işi bitmiş, sefil, aciz ve kötü kalpli bir kocakarı cadısıymış.
Allah’ım korkuyorum. Ellerimle gözlerimi kapatıyorum ama hala o kocakarı sureti gitmiyor gözümün önünden. Çıldırıyorum, bağırıyorum. Feryadım dağlara, taşlara, dipsiz denizlere, engin göklere vardı . Duyan yok mu beni?
Kurtulmak istiyorum şu mendeburdan, bırakmıyor ki. Ne olur yalvarıyorum sana ey dünya; ‘Sevme beni, tutma beni, serme artık önüme güzelliklerini. Çünkü gördüm ben senin gerçek yüzünü. Meğerse kazandığımı sandıkça kaybetmişim aslında. Şişleri salladıkça ördüğümü sanmışım. Meğerse ilmekler geriye gitmiş. Sökülmüş hayatım, silinmişim. Seninle oynadığımı sandıkça meğer ben senin oyuncağınmışım ey dünya.
Ben bir hiçim şimdi, ne olacak asli vatanıma döndüğümde. Tutuklu kalmak istemiyorum artık sende.

Ne olur sevme beni ey dünya! Çünkü ben bütün varlığımla ve yokluğumla artık; ‘SENİ SEVMİYORUU…UM’

Heyhat! Bu kararı verdikten sonra hayatım ne kadar da değişti. Gözlerim ve gönlüm açıldı. Kararmış ruh dünyamda lambalar yandı, nurlar saçıldı, aydınlandı  her yer. Yolum aşıkların yoluyla çakıştı. Hakkı seven ve Hakk’ın sevdiklerinin yoluydu bu yol. Ömür yolculuğumda bu yolda yürümekten ne çok zevk alıyorum. En lezzetli baldan bile tatlı, yavaş yavaş tadına vararak yudumlamaya çalışıyorum bu aşk şarabını. Hem sarhoş oluyorum, hem ayılıyorum. Ayıldıkça daha bir dirileşiyor, gençleşiyor, tazeleniyorum. Güçleniyorum ama bu güzel yol bir o kadar da çetin, yoruluyorum. Çünkü burada imtihanlar var, samimiyetin sınandığı zor ve ağır testler.

Her aşık gibi ben de aşkın zor yollarında yürürken, samimiyetimi, yüreğimi ortaya koymak zorundayım. Çarmıhımı sırtımda taşıyabilmeliyim. Sevgimi gönülden değil, kalbimden söylemeyi başarabilmeliyim.
O zaman gerçek yüzünü açacakmış bana sevgili ki, O’nda yokolup, vuslata erebileyim. Ördüğüm ömür örgüsünü cennet hasreti, cehennem tasasıyla tamamlamayı değil; sallayıp bir kenara, elimin tersiyle itip,  uçarcasına giderek, ateşböceği gibi ‘Sevgili’ de yanmayı öğrenmeliyim.

Ne kadar güzel Allah’ım, can kuşum içime sığmıyor, uçmak istiyorum sonsuzluğa, Evvel’e ve Ahir’e….

Ama ama ama. Evet demişti ki O, En Yüce Maşuk’un En Yüce Aşıkı;

-Bu yolda sebat gerek, sabır gerek. Zira yüksek dağların karı, rüzgarı çok olur.

-En iyi yarış atını bataklıkta koştururlar ki , bacakları kuvvetli olsun.

-Ölmek bayılmak demek değildir.

Yeri gelecek gözlerinden yaş yerine kan akacak ama sen ona – bu sevgilinin bana yolladığı güllerdir –diyeceksin

-Allah var, keder yok, sözünün hakikatine ereceksin.

-Kader oluğunun altında tam bir teslimiyetle durup, önündekiyle mutlu olmayı öğreneceksin.

-Allah aşıklarının bindiği geminin, Nuh’un gemisine benzediğini bilip, asla batmayacağından emin olacaksın.

Ağlayacaksın ama gözünle kaybettiklerin ya da kazanamadıkların için değil, kalbinle hakikate erebilmek için.

-İnsanları seveveceksin. Alevi, Sünni, Hrıstiyan, Yahudi,.. Çünkü bileceksin ki aynı babadan doğma öz kardeşiz hepimiz. Yaradanın nurundan bir damla.

Her şeyin hakikatini öğrenmeye çalışıp, hakikatte Hakkı görebileceksin.
-Sabrı öğreneceksin.

Allah’ım bu ne mutluluk. Bu ne büyük umman. Yüzüyorum, yüzdükçe zevkten, kendimden geçiyorum, bu aleme hayran kalıyorum. Ve büyüyorum artık, gelişiyorum. Vız gelir bana her imtihan, yeter ki çıkmayayım bu deryadan. Çünkü yaşayamam artık dışarıda, susuz ölürüm, biterim, yok olurum.

EY DÜNYA yalvarıyorum sana! Ne olur çek şu oltanı , ağlarını üzerimden sana gelmek istemiyorum.
Ne olur sevme beni, çünkü ben seni sevmiyorum artık!
Vesselam.

Yazan:Mimar Seyyide Rana Kübra.

3 thoughts on “YEŞİL KUBBELİ ŞEHİRDEN GÖK KUBBELİ DÜNYAYA BİR ARZUHAL

  1. bu muhabbet, bu aşk senin gönlünde olduğu sürece dağlar önünde duramaz kül olurlar bir darbenle
    ey gönül dostu, ey rabbin muhabbet fedaisi! ALLAH gönlüne bakan tecellisini bereketlendirsin..saygılarımla

  2. muhteşem yazmışsın .eline ,yüreğine sağlık.meyveler güneşe baka baka olgunlaşır

Nuru ŞEMS ——EY ADEMOĞLU! Sen Bir Güneşsin Işığını Kaybetme

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s