HİÇ BİLENLERLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?

İLMİN FAZİLETİ

”Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”
(39 Zümer,9)

Ayette de buyurulduğu üzere,ilim yönünden kendini yetiştirenle yetiştirmeyen bir değildir.İbadet ve kulluk vazifelerimiz için önce ilim,sonra amel gelir. Bu sebeple ilim öğrenmek farzdır.Çünkü ilmi olmayan bir kişi ibadetlerinde de eksik davranabilir.

İlmin üstünlüğü Peygamber Efendimiz (s.a.v.) tarafından da çok güzel bir şekilde izah edilmiştir; Sehl İbn-i Sa’d (r.a.)’dan rivayet edildiğine göre, Rasulullah (s.a.v.), Ali (r.a.)’a şöyle buyurdu: ”Allah’a yemin ederim ki, Allah’ın senin aracılığınla bir tek kişiyi hidayete eriştirmesi, senin en kıymetli dünya malı olan kırmızı develere sahip olmandan daha hayırlıdır.” (Buhari,Fezailu’l-Ashab,9;Müslim,Fezailu’s-Sahabe,34)

Üzerimize düşen vazifelerimizden biride İslam’ı, Kuran’ı hem yaşantımızla hem de anlatarak insanlara tebliğ etmektir. Bunun için de kendimizi ilim yönünden en güzel şekilde yetiştirerek öğrendiklerimizi uygulamaya geçirmemiz gerekir.

Ebu Musa el-Eş’ari (r.a.)’dan bize aktarıldığına göre Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: ”Allah’ın benimle gönderdiği hidayet ve ilim,yağan bol yağmura benzer.Yağmurun yağdığı yerin bir kısmı verimli bir toprak olup, bol çayır ve ot bitirir, bir kısmı da suyu emmeyip üzerinde tutan çorak bir yerdir. Allah burada biriken sudan
insanları faydalandırır, hem kendileri içer,hem de hayvanlarını sular ve ziraatlarını o biriken su ile yaparlar.Yine yağmurun yağdığı öyle bir yer daha vardır ki,orası düz ve kaypaktır. Ne suyu üzerinde tutar,ne de ot bitirir, işte bunun gibidir ki, Allah’ın dininde anlayışlı olup Allah’ın benimle gönderdiği hidayet ve ilim kendisine fayda veren, onu hem öğrenen hem de öğreten kimse ile buna kulak asmayıp başını bile kaldırmayan Allah’ın benimle gönderdiği hidayeti kabul etmeyen kimsenin durumu bu kaypak kaya gibidir.” (Buhari,İlim,70;Müslim,Fezail,15)
İlim öğrenen insan da Hadis-i Şerif’te buyurulduğu gibi verimli toprağa benzetilmiştir.Verimli topraktan insanlar nasıl faydalanıyorsa ilimle yetişen bir kişi de insanlara öyle faydalı olabilir. İlim öğrenmeyen insan ise kaypak bir kayaya benzetilmiştir. Böyle kişilerin bırakın insanlığa kendisine bile faydası yoktur. ”Allah sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltir.” (58 Mücadele,11)

Ebu Hureyre (r.a.)’dan rivayet edildiğine göre,Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: ”Kim Kur’an ve sünnet ilmini öğrenmek için bir yola girerse Allah o kişiye cennetin yolunu kolaylaştırır.” (Müslim,Zikr,39)

Ayetler de,hadisler de gayet açık ve net.. İlim öğretene cennet yolları daha kolay,dereceler daha yüksek… Ebu Hureyre (r.a.)’dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: ”Bir kimseye bildiği dini bir konu sorulduğunda cevap vermeyip gizlerse, kıyamet günü ağzına ateşten bir gem vurulur.” (Tirmizi,İlim,3)

Yine Ebu Hureyre (r.a.)’dan bildirildiğine göre Rasulullah (s.a.v.)şöyle buyurdu: ”Allah’ın rızası aranan bir ilmi sadece dünyalık şeylere sahip olmak için öğrenirse o kimse kıyamet günü cennetin kokusunu bile duymaz.”
(Ebu Davud,İlim,12)

Ve yine gayet açık… İlmini gizleyenin, başkalarını bilgilendirmeyenin vay haline… Demek ki ilmi sadece öğrenmekle kalmayıp, bildiklerimizi başkalarına anlatmakla da bir o kadar yükümlüyüz.

Ebu Umame (r.a.)’dan rivayet edildiğine göre, Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: ”Alim bir kimsenin bilgisizce ibadet eden bir kimseye üstünlüğü, benim sizin en aşağı derecede olanınıza üstünlüğüm gibidir. Şüphesiz ki Allah, melekleri, gök ve yer ehli hatta yuvasındaki karınca ve denizlerdeki balıklara varıncaya kadar herşey
insanlara hayır ve iyilikleri öğretenlere dua ederler.”(Tirmizi,İlim,19)
Hadis-i Şerif’ten de anlaşılacağı gibi,ilim öğrenen ve öğretenlere arzdan arşa herşey dua halindedir. Bu ne güzel bir mükafat,bu ne büyük bir değer…

Ebu Hureyre (r.a.)’dan rivayet edildiğine göre, Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: ”Hidayete Allah’ın dosdoğru yoluna çağıran kimseye kendisine uyanların sevabı kadar sevap verilir. Buna rağmen onların sevabından da hiçbirşey eksilmez.” (Müslim,İlim,16)

Enes (r.a.)’dan;Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:”İlim öğrenmek için yolculuğa çıkan kimse evine dönünceye kadar Allah yolundadır.”(Tirmizi,İlim,2)

Ebu Hureyre (r.a.)’dan; Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: ”İnsanoğlu öldüğü zaman bütün amellerinin sevabı sona erer.Yalnız şu üç şey bunun dışındadır:
1.Sadakayı cariye (istifadesi devam eden yol,su,köprü gibi yapılar)
2.İstifade edilen ilim(sözlü ve yazılı ilim kaynakları)
3.Kendisine dua edilen hayırlı bir evlat bırakan kimse.
Bu üç kişinin defterine istifade edildiği süre sevap kaydedilir.”

Ebu Hureyre (r.a.)’dan;Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: ”Dünya ve içindekiler kınanmış, basit ve değersiz şeylerdir. Sadece Allah’ı hatırlayıp O’nun hükümlerine boyun eğmekle ilim öğreten ve öğrenen üç sınıf bunun dışındadır.”(Tirmizi,Zühd,14)
Yüce Rabbim bizi bu üç sınıf içinde yer alan kullarından eylesin inşaallah…

Ayet ve hadislerde güzelliğinden bahsedilen ilmin faziletini, üstünlüğünü daha anlatmakla bitmez.
Yunus Emre ne güzel demiş dizelerinde:
”İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsen
Ya nice okumaktır…”

Yapacağımız şey çok kolay;ilmimizi artırıp insanlara öğreteceğiz. Bunun neticesinde alacağımız mükafat ise çok büyük inşaallah.

”Ey Rabbim!İlmimi artır de.” (20 Taha,114)

EY RABBİM İLMİMİ ARTIR…

Amin.

Matematikçi Seyyide Zeynep Büşra

4 thoughts on “HİÇ BİLENLERLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?

  1. İlmin Değeri

    Saffan b. Assal (r.a) şöyle anlatır:

    İlmin Değeri

    Saffan b. Assal (r.a) şöyle anlatır:
    ‘Bir gün Rasulullah (s.a.v.) mescit de kendisine ait kırmızı bir cübbeye yaslanmış iken yanına geldim ve: ya Rasulallah ilim tahsil etmek için
    gelmiştim dedim Efendimiz ‘s.a.v.’ ilim talebesine merhaba! şüphesiz ki melekler ilim talebesini sarmalar ve kanatları ile gölgelendirir.
    daha sonra ilim talebesinin öğrendiği şeylere olan sevgilerden dolayı dünya semasına ulaşana kadar bazısı bazısının üzerine çıkar .
    ‘buyurdu.’
    AÇIKLAMA
    Rasulullah (s.a.v.) bu sözleriyle insanları ilme teşvik etmiştir. Rabbimiz kur’an-ı kerim de ‘Rabbim ilmimi arttır! de’ (20 Taha/114)
    buyurarak ilmin diğer amellere olan üstünlüğünü beyan etmiştir. İbn-i Hacer (rahimehullah), ‘Fethu’l Bari’ adlı eserinde bu ayetle
    ilgil olarak şöyle der:
    ‘Bu ayet ilmin faziletini açık bir şekilde göstermektedir. Çünkü yüce Allah Hz. Peygamber’den ilim dışında başka bir şeyin arttırılması
    için dua etmesini istememiştir. Burada ki ilimden kasdedilen dini ilimlerdir.’18
    Evet, önderimiz ilmin arttırılmasını istemişse bizlerde bunu içtenlikle istemeli ve bunun gereğini yapmak için gayret göstermeliyiz.
    Allah-u Teala,’ Bilki Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur’ (47 muhammed/19) buyurarak ilk olarak neyi öğrenmemiz gerektiğini bizlere
    öğretmiştir. Bizler ilk önce, Allah’ın yegane ilah ve Rab olduğunu bilmeli ve bu doğrultu da hayatımızı tanzim etmeliyiz Rabbimiz bu ayetinde
    ‘Bil ki’ diyerek Tevhidi öğrenmeyi bizlere farz kılmıştır. tevhidi öğrenmeyenler Şirk bataklığında boğularak yok olmaya mahkumdurlar.
    Bizler bu ilmi öğrenirken kur’an ve sünneti ölçü kabul etmeliyiz. neleri öğrenip neleri öğrenmeyeceğimizi bu iki kaynak belirlemelidir.
    Rasulullah (s.a.v.) buyurur ki: ‘ İlim öğrenmek Her müslümana farzdır.’ bu gün nice müslümanlar bu farzı terk etmekte Allah’ın kendilerine ihsan etmiş olduğu ‘Vakit’ nimetini boş ve faydasız şeylerle heder etmektedirler. Bizler ilmi temel ihtiyaçlarımızdan birisi olarak kabul etmeli
    Yemeye, içmeye, gezmeye, uyumaya nasıl vakit ayırıyorsak ilmede gereken vakti ayırmalıyız. Ahmet b. Hanbel (rahimehullah) ‘İnsanın ilme
    olan ihtiyacı yeme ve içmeye olan ihtiyacından daha fazladır.’ diyerek üstte temas ettiğimiz hakikate vurgu yapmıştır. bizler ilim sayesinde
    Allah’ı birler Rasule itaat eder helal ve haramı öğreniriz. onun vesilesiyle Rabbimizi nasıl razı edeceğimizi bilir onun gazabından kendimizi
    sakındırırız Rasulullah (s.a.v.) başka bir hadisin de ‘ Dünya ve içindekiler lanetlenmiştir/ melundur. ancak Allahı anmak ona yaklaştıran şeyler
    ilim öğreten ve öğrenen bundan müstesnadır.’buyurarak ilimle uğraşanların dünyadaki lanetten uzak olacaklarına ‘ya alim ol, ya öğrenci ol, ya bunları dinleyen ol, yada bunları seven ol. sakın ha beşinci olma helak olursun’ buyurarak ta ilme ve ilim talebelerine sevgi ve muhabbet gösterilmesi gerektiğini ifade etmiştir. yine bazı sahabelerden nakledilen şu hikmet dolu sözler ilmin değerini birkez daha ortaya koymaktadır Hz. Ali (r.a) der ki: ‘ilim maldan daha hayırlıdır ilim seni korur sen ise malı korursun. ilim harcandıkça artar mal ise mahkumdur.’Muaz bin cebel (r.a) de şöyle der ‘ ilim öğrenin zira ilmi Allah için öğrenmek haşyettir. onu talep etmek ibadettir. mütalaasını yapmak tesbihdir. araştırmasını yapmak cihattır. onu bilmeyen kimseye öğretmek sadaka ehline bahşetmek Allah’a yaklaşmadır. ilim yanlızlıkta en samimi dost halvet halinde gerçek arkadaştır. dini öğrenmede rehber iyi ve kötü günde yardımcıdır.imam şafii (rahimehullah) şu muhteşem nasihati ‘ eğer dünyayı istiyorsan ilme sarıl. sadece ahireti istiyorsan yine ilme sarıl. yok eğer ikisini de istiyorsan
    yine ilme sarıl.’
    ‘Bir gün Rasulullah (s.a.v.) mescit de kendisine ait kırmızı bir cübbeye yaslanmış iken yanına geldim ve: ya Rasulallah ilim tahsil etmek için
    gelmiştim dedim Efendimiz ‘s.a.v.’ ilim talebesine merhaba! şüphesiz ki melekler ilim talebesini sarmalar ve kanatları ile gölgelendirir.
    daha sonra ilim talebesinin öğrendiği şeylere olan sevgilerden dolayı dünya semasına ulaşana kadar bazısı bazısının üzerine çıkar .
    ‘buyurdu.’
    AÇIKLAMA
    Rasulullah (s.a.v.) bu sözleriyle insanları ilme teşvik etmiştir. Rabbimiz kur’an-ı kerim de ‘Rabbim ilmimi arttır! de’ (20 Taha/114)
    buyurarak ilmin diğer amellere olan üstünlüğünü beyan etmiştir. İbn-i Hacer (rahimehullah), ‘Fethu’l Bari’ adlı eserinde bu ayetle
    ilgil olarak şöyle der:
    ‘Bu ayet ilmin faziletini açık bir şekilde göstermektedir. Çünkü yüce Allah Hz. Peygamber’den ilim dışında başka bir şeyin arttırılması
    için dua etmesini istememiştir. Burada ki ilimden kasdedilen dini ilimlerdir.’18
    Evet, önderimiz ilmin arttırılmasını istemişse bizlerde bunu içtenlikle istemeli ve bunun gereğini yapmak için gayret göstermeliyiz.
    Allah-u Teala,’ Bilki Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur’ (47 muhammed/19) buyurarak ilk olarak neyi öğrenmemiz gerektiğini bizlere
    öğretmiştir. Bizler ilk önce, Allah’ın yegane ilah ve Rab olduğunu bilmeli ve bu doğrultu da hayatımızı tanzim etmeliyiz Rabbimiz bu ayetinde
    ‘Bil ki’ diyerek Tevhidi öğrenmeyi bizlere farz kılmıştır. tevhidi öğrenmeyenler Şirk bataklığında boğularak yok olmaya mahkumdurlar.
    Bizler bu ilmi öğrenirken kur’an ve sünneti ölçü kabul etmeliyiz. neleri öğrenip neleri öğrenmeyeceğimizi bu iki kaynak belirlemelidir.
    Rasulullah (s.a.v.) buyurur ki: ‘ İlim öğrenmek Her müslümana farzdır.’ bu gün nice müslümanlar bu farzı terk etmekte Allah’ın kendilerine ihsan etmiş olduğu ‘Vakit’ nimetini boş ve faydasız şeylerle heder etmektedirler. Bizler ilmi temel ihtiyaçlarımızdan birisi olarak kabul etmeli
    Yemeye, içmeye, gezmeye, uyumaya nasıl vakit ayırıyorsak ilmede gereken vakti ayırmalıyız. Ahmet b. Hanbel (rahimehullah) ‘İnsanın ilme
    olan ihtiyacı yeme ve içmeye olan ihtiyacından daha fazladır.’ diyerek üstte temas ettiğimiz hakikate vurgu yapmıştır. bizler ilim sayesinde
    Allah’ı birler Rasule itaat eder helal ve haramı öğreniriz. onun vesilesiyle Rabbimizi nasıl razı edeceğimizi bilir onun gazabından kendimizi
    sakındırırız Rasulullah (s.a.v.) başka bir hadisin de ‘ Dünya ve içindekiler lanetlenmiştir/ melundur. ancak Allahı anmak ona yaklaştıran şeyler
    ilim öğreten ve öğrenen bundan müstesnadır.’buyurarak ilimle uğraşanların dünyadaki lanetten uzak olacaklarına ‘ya alim ol, ya öğrenci ol, ya bunları dinleyen ol, yada bunları seven ol. sakın ha beşinci olma helak olursun’ buyurarak ta ilme ve ilim talebelerine sevgi ve muhabbet gösterilmesi gerektiğini ifade etmiştir. yine bazı sahabelerden nakledilen şu hikmet dolu sözler ilmin değerini birkez daha ortaya koymaktadır Hz. Ali (r.a) der ki: ‘ilim maldan daha hayırlıdır ilim seni korur sen ise malı korursun. ilim harcandıkça artar mal ise mahkumdur.’Muaz bin cebel (r.a) de şöyle der ‘ ilim öğrenin zira ilmi Allah için öğrenmek haşyettir. onu talep etmek ibadettir. mütalaasını yapmak tesbihdir. araştırmasını yapmak cihattır. onu bilmeyen kimseye öğretmek sadaka ehline bahşetmek Allah’a yaklaşmadır. ilim yanlızlıkta en samimi dost halvet halinde gerçek arkadaştır. dini öğrenmede rehber iyi ve kötü günde yardımcıdır.imam şafii (rahimehullah) şu muhteşem nasihati ‘ eğer dünyayı istiyorsan ilme sarıl. sadece ahireti istiyorsan yine ilme sarıl. yok eğer ikisini de istiyorsan
    yine ilme sarıl.’

  2. Ne güzel bir din bizimkisi..
    Asıl Aydın’lar , İslamı gerçek anlamıyla tanıyan ve yaşayanlar değil mi?
    Rabbim ilmimizi arttır..

  3. Alimler peygamberlerin varisleridir. İnsan ilmiyle amel etmedikçe alim sayılmaz.
    Rabbim bizlere hakikat ilmini öğrenip onunla amel etmeyi,amellerimizle de tebliğ etmeyi nasip etsin. Amin
    Seyyide Rana Kübra

Nuru ŞEMS ——EY ADEMOĞLU! Sen Bir Güneşsin Işığını Kaybetme

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s