YAŞAM VE KURAN-I KERİM

Sizinde bildiğiniz gibi 2010 yıl’ı Kur’an yılı olarak ilan edilmiştir.Bu durum Kuran’a olan ilgi ve sevgi açısından hiç şüphesiz sevindirici bir durum olmakla birlikte aynı zamanda düşündürücü bir durum evet düşündürücü diyorum çünkü beni gerçekten çok düşündürdü.

Hiç şüphesiz ki Rab’bimiz bize Kuran’ı imtihan yeri olan geçici dünya hayatında sınavımızı başarıyla verip;hesap günü alnımızın akıyla çıkmamız hem dünya hem ahiret hayatımızda bizlere huzur ve mutluluk versin diye indirdi.

Yaşantımıza şöyle bir baktığımız zaman Rab’bimizin bizlere okumamız anlamamız öğüt almamız ve hayatımıza uygulamamız için gönderdiği her müslümanın rehberi olması gereken yüce kitabımız Kuran’ı Kerim’in neresindeyiz veya hayatımızda ne kadar yer teşkil ediyor?..

Hayatımızda ki Kuran’nın yerini düşününce aklıma merhum Mehmet Akif Ersoy Üstadımızın bir sözü geliyor; “İnmemiştir Kur’an, bunu hakkıyla bilin; ne mezarlıkta okunmak, ne de fal bakmak için’’. Kur-an’ı Kerim’i (yaşayan insanlara rehberlik yapması için) indirildiğinin farkına varan yüce gönül sahibi Mehmet Akif Ersoy’un bu güzel uyarısına katılmamak mümkün mü?

Deniz yolcusu için pusula,çöl yolcusu için bedevi,rehber ve yol ayrımında bulunan biri için yön gösteren levha ne derece önemliyse,edep yolunda seyahat eden bizler içinde,yarı yolda kalıp perişan olmamanın yegane yolu Kur’an’dır;Yani bizi yaratanın bize hediye ettiği mucizedir.

Zifiri karanlıklar,çıkmaz sokaklar,dayanılmaz acılar içinde yön bulmaya çalışan YOLCU’ya DOĞRU YOLU ve ALLAH KELAMI’NI GÖSTEREN ‘NURDUR’,KURAN-ı KERİM…

Kur’an-ı Kerim, Allah’ın en büyük lütfu, hediyesi…
Sonsuz bir kudretin bizi kaale alıp, bize lütfedip seslenmesi;bizimle konuşması…

Bir çıkış yolu bulamadığım anlarda elime o güzel kitabı alıp herhangi bir sayfa açıyorum ve o sayfayı okumayı bitirdiğimde sorularımın da cevaplandığını, kalbimin rahatladığını, perdelerin kalktığını görüyorum her seferinde hayretler içinde .. !

Kur’an-ı Kerim o kadar çok mucizeyle dolu ki; okudukça insan kendini bambaşka bir alemde hissediyor.

Kuran-ı Kerim Allah’u Teala’nın insanları tuttuğu sınavın cevaplarıdır.Rab’bimiz bizim cennete girmemizi çok istiyor ve bize geçici dünya hayatının hevasına kendimizi kaptırmayıp,sadece ve sadece O’nun rızası için çalışıp,ibadet edip,iyi ameller işleyip,kendimizi ebedi mutlu olacağımız Ahiret Yurduna hazırlamamızı istiyor.İnşaalah bizde Kuran-ı Kerim’deki Mü’min vasıflarına uyup bundan sonraki hayatımızı onun emrettiği istikamete doğru düzenleriz..

Tüm ibadetlerimizin kaynağı Kur’an’dır.İbadetlerimizin nasıl ve niçin yapılacağını Kur’an’dan öğreniyoruz.

Ya da hayatının sağlamasını Kur’an’a göre yapan ve iki ayaklı Kur’an olarak beyan görevini de hakkıyla yerine getiren sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)’den öğreniriz.

Namazı, haccı, zekâtı, orucu, mücahede ve mücadeleyi, kısacası hayatı bütünüyle Kur’an’dan öğreniyoruz.Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) Kur’an’ı tebliğ etmiştir. Dolayısıyla Kur’an baştan sona hayatımızın ibadet ve kulluk rehberidir.

(İsra-88)Ey Muhammed! De ki: “Yemin olsun, eğer insanlar ve cinler bu Kur’ân’ın benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine yardımcı olsalar bile, yine onun bir benzerini meydana getiremeyeceklerdir.”

Biz Müslümanların Kuran’ı bir hayat yaşayabilmemiz için çok ama çok önemli olduğunu düşündüğüm bir konuya gelmek istiyorum…

psikiyatrların hastalarının sorunlarını teşhis edip tedavi edebilmeleri ve sorunlarını çözmek için çocukluklarına inmek gerektiğini söylerler.Halk arasında espiri konusu olsada çok doğru bir tedavi yöntemi olduğunu düşünüyorum…

Kuran’ı bir yaşam için de çocukluğumuza hatta bebekliğimize inmemiz gerekiyor…

Dünyanın her neresinde olursa olsun hayata gözlerini açan çocukların
bedeni ve ruhi yapılarında müşterek bir özellik vardır. Bu ortak özellik
fıtri bir özelliktir.Ülkeler, kıtalar, ırklar, renk ve diller insanlar
üzerinde farklılıklar meydana getirdiği halde ve birinin vatanı Arjantin,
diğerinin Japonya, bir başkasının ki Habeşistan, İngiltere olmasına rağmen
hepsinin, doğdukları andan itibaren aynı yaratıcı kuvvete tabii olmaları;
tek bir gerçeğe işaret etmektedir.

Bu da her doğan çocuğun Allah’ın birliği
üzerine ilahi tarzda kendiliklerinden Allah’ın varlığını kabule müsait
olmaları, yani yaratılışta İslam fıtratı üzerine doğmuş olmalarıdır.

“Her çocuk İslam fıtratı üzerine doğar, sonra onu terbiye eden ana-baba,
Yahudi iseler Yahudi ahlakıyla; Hıristiyan iseler Hıristiyanlıkla,
ateşperest iseler Mecusilikle ahlaklandırır.”(BUHARİ)

Bebeklik çağı yani 0-3 yaş çocuğun bilinçsiz etkilenme çağıdır..Bu çağ konusunda yanlış olan yaygın bir kanaat vardır ki o da bu yılların sadece bakım ve beslenme yılları olarak görülmesidir.

Bebekler ilk günden itibaren öğrenmeye başlamaktadır.
Kuran-ı Kerim eğitim ve öğretimi hususunda Cenab-ı Hakkın insana verdiği fıtrattan istifade etmeliyiz…

Cenab-ı Hak insanı İslam’a göre yaratmıştır.Hak dine ait ne varsa gerek ibadet, gerek ahlak kuralları, gerekse Kuran-ı Kerim öğrenebilecek kabiliyette yaratılmıştır insan.

Bu kabiliyet doğuştan olduğu için din eğitimi ve Kuran öğretimi çok erken yaşlarda başlayabilir..

Tabi ki çocuklarımıza Kuran-ı Kerim öğretilirken en önemli husus, zorlama yoluna gitmeden Kelamların en güzeli ve en yücesi olan Rabbimizin kelamını sevdirerek, Kuran aşkını o minnacık tertemiz yüreklerine yerleştirerek vermeye çok ama çok özen göstermeliyiz…

İslam fıtratı üzere doğan çocuğumuzu doğduğu fıtrat üzere yetiştirmeye çalışmalıyız.

Netice olarak, çocuk için en güzel örnek ve ilk öğretmen anne-babadır.

Bu hususta, Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri,”İnsanın en birinci üstadı ve tesirli muallimi onun validesidir” demiştir. Bu hakikatin ışığında Kuran-ı Kerim’le iç içe olan bir atmosferde büyüyen, anne-babasının elinde her gün Kuran-ı Azimüşşanı gören çocuk Kuran-ı Kerime karşı kayıtsız kalmayacaktır. Ebeveyninin Kuran-ı Kerime verdiği ehemmiyeti hal dili ile görüp aynı ehemmiyeti kendiside gösterecektir…

Yeter ki biz çocuklarımızı, ihmal etmeyelim, ilgimizi eksik etmeyelim.

Yarın mahşerde, “Annem veya babam bana dînimi öğretmedi, Kur’ân’ı öğretmedi. Allah’ım, senin kelâmını öğretmedi” şikâyeti bizi mahcup eder. Mahşerin mahcubiyeti bizi perişan eder.

Kur’an okumayı bilmeyen kimse; içinde ışık yanmayan, bir ses işitilmeyen, sıvaları dökük, çatısı çökük ve harap olmuş ev gibidir.

İnsan, dünya menfaatleriyle ilgili olarak pek çok şeyler öğrenir. Kur’an okumayı öğrenmek, bizim Müslüman olmamızla ilgilidir. Onu okuyamaz isek namazımızı nasıl kılacağız?

Bu sebepledir ki, Resulullah Efendimiz, “Sizin hayırlınız, Kur’an-ı öğrenen ve öğretendir” buyurmuştur.

Hazret-i Peygamber ümmetini Kur’an öğrenmeye ve O’nu öğretmeye teşvik etmiştir. Kendisi etrafa Kur’an öğreticileri gönderirdi. Medine’ye ilk gönderdiği Kur’an hocası Mus’ab’dır.

Yemen’e de Kur’an’ı en güzel okuyanlardan olan Ebû Mûse’l-Eş’ari’yi göndermiştir. Kur’an-ı Kerim’in faziletine dair bazı Hadis-i Şerifleri burada zikredelim:

“Hafızasında Kur’an’dan bir şey bulunmayan kimse, harap eve benzer.”
(İbni Mes’ûd’dan).

Kur’an okuyun, zira O, kıyamet günü sahibine şefaatçi olacaktır.”
(Müslim).

“Kim ki Kur’an okur, O’nunla amel ederse, ana ve babasına kıyamet günü öyle bir taç giydirilir ki, O’nun ziyası, dünya evlerindeki güneşin ziyasından daha güzeldir.

Hidayet kaynağı Kur’an-ı Kerim’den hakkıyla yararlanmak için onu okumak, manasını anlamak ve hepsinden önemlisi ilkelerini hayata geçirmek gerekir.

2010 yılının Kur’an yılı olarak ilan edilmesinin ardından;Rabbim,inşallah bizlerin her yılını Kur’an yılı,her
ayını Kur’an ayı, her gününü Kuran günü,her anını Kur’an anı ilan etmemizi ve hayatımızı Kur’an ışığıyla aydınlatmamızı nasip eder…

Selam ve dua ile…

Vera

2 thoughts on “YAŞAM VE KURAN-I KERİM

Nuru ŞEMS ——EY ADEMOĞLU! Sen Bir Güneşsin Işığını Kaybetme

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s