VARLIĞIN ÖZÜ “MANA”!

SAYGI DEGER SİTE TAKİPÇİMİZ. MANANIN NE OLDUĞUNU SORMUŞSUNUZ. İLMİM VE GÜCÜM YETTİĞİ KADAR  BU KONUYA DAİR BİR KAÇ KELAM ETMEK İSTİYORUM.

MANA VARLIĞIN ÖZÜDÜR. HAKİKATTE ULAŞMAMIZ GEREKEN, ASIL OLANIN TA KENDİSİDİR. ÇOK GERİLERE GİDERSEK, YANİ; BU KAİNATIN İLK YARATILIŞ ANLARINA MESELA. BİG BANG DENİLEN HACMİN,BOYUTLARIN, ZAMANIN OLMADIĞI BİR ANDA MUAZZAM BUYUK BİR ISI VE MUAZZAM BÜYÜK BİR PATLAMA İLE,  ŞU ANDA BİZİMDE(DÜNYAMIZIN) İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ BU KOSKOCA KAİNATIN YARATILMASINA BAKTIĞIMIZDA. YOKLUKTAN, VARLIĞA  DOĞRU BİR GEÇİŞİN, SİSTEMATİK OLARAK YARATILAN VE BİRBİRLERİYLE BAĞLANTILI OLAN MUAZZAM BİR TASARIMIN OLUŞTUĞUNU GÖRÜRÜZ.

EĞER BİZ, BU YARATILIŞA MADDE GÖZÜYLE BAKARSAK. KENDİ KENDİNE YOKLUK ALEMİNDE OLAN SONSUZ KÜÇÜK BİR NOKTANIN VE O NOKTA İÇİNDE YER ALAN ENERJİNİN, KENDİ KENDİNE  KARAR ALDIĞINI, DAHA SONRA BÜYÜK BİR PATLAMA İLE, HAYAL DAHİ EDEMEYECEĞİMİZ ÇOK YÜKSEK BİR SICAKLIK OLUŞTURARAK ÖZÜNDEKİ ENERJİYİ ATOMLAŞTIRDIĞINI( HİDROJEN VE HELYUM ATOMLARI), DAHA SONRA TESADÜFLERLE BU ATOMLARIN BİR ARAYA GELEREK BU GÜN KULLANMIŞ OLDUĞUMUZ DEMİRİ,ALTINI….VS HATTA VE HATTA İNSANIN HÜCRELERİNİ OLUŞTURAN ÇOK KARMAŞIK BİR YAPIYA SAHİP OLAN AMİNO ASİTLERE(PROTEİNİN YAPI TAŞI) VARINCAYA KADAR BİRİ BİRİNİ TAKİP EDEN TESADÜFLERLE KENDİ KENDİNİ YARATTIĞINI DÜŞÜNÜRÜZ.

AMA İŞİN HAKİKATİNE BAKACAK OLURSAK YANİ MANA’SINA. YASİN SURESİNİN 82. AYETİ KERİMESİNDE CENABI HAK ŞÖYLE BUYURMAKTADIR;

82. BİR ŞEY YARATMAK İSTEDİĞİ ZAMAN ONUN YAPTIĞI “OL” DEMEKTEN İBARETTİR. HEMEN OLUVERİR.

İŞTE, HAKİKATİN ÖZÜ BU KADAR KOLAYDIR. ATOMLARI,  BU KADAR HASSAS BİR İŞ YAPMAYA VESİLE KILAN, HER BİR ZERREYE GÜÇ YETİREN BİR HAKİMİN, ATOMLARIN ALGILAYACAĞI BİR EDA İLE SÖYLEMİŞ OLDUĞU “OL” EMRİNDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR. ŞUURSUZ ATOM PARÇACIKLARININ, ŞUURLU BİR İŞ YAPMASINI BEKLEMEK, AKIL SAHİBİ İNSANLARIN DÜŞÜNCESİ DEĞİLDİR.

HİSSETMEYEN,ŞEFKAT VE MERHAMETİ OLMAYAN,SENİ TANIMAYAN ŞUURSUZ ATOMLARIN SENİ TANIR GİBİ BİR ARAYA GELEREK ELMAYI,MUZU,KİVİYİ….VS BİNLERCE GIDAYI OLUŞTURMASI VE BUNLARI OLUŞTURMAKLA KALMAYARAK, KENDİSİNE AİT KOKUSUNDAN SÜRÜP, ŞAHSINA AİT RENGİ İLE BOYAYIP, İNSANIN ÇEŞİTLİ ORGANLARINA YARAYACAK VİTAMİNİ VE MİNERALLERİ DE İÇİNDE DEPO EDİP, BİDE BUNLARDA YETMİYORMUŞ GİBİ KIŞIN SOĞUKTAN, YAZINDA SICAKTAN KORUNMASI İÇİN ÜSTLERİNE ÇEKTİKLERİ KABUKLARI TABİRİ CAİZ İSE AMBALAJLARINI DA, YİNE SENİ BİLMEYEN O ATOMLAR MI YAPMIŞTIR?

AZİZ KARDEŞİM! GÖRMÜYOR MUSUN? SENİ TANIMAYAN,ACİZ BİR YARATILIŞA, SENİ TANIYORMUŞ GİBİ HAREKET ETTİREN BİR GÜÇ VAR. SEN ONU TANIMASAN DA, O SENİ TANIYOR VE SENİN İHTİYAÇLARINI BİLİYOR. HER ŞEYİ SENİN HİZMETİNE VERİYOR. HEM ÖYLE BİR İŞ YAPIYOR Kİ ; YAPTIĞI İŞ, HEM HİKMETLİ, HEMDE KERİMANE(İKRAM EDEN) OLUYOR.

BAZI İNSANLAR VARDIR. KERİMDİR, İKRAM ETMEYİ SEVER. AMA YAPTIĞI İŞİ HİKMETLİ YAPAMAZLAR. ÖRNEK VERECEK OLURSAK; BİR ZATIN EVİNE MİSAFİRLİĞE GİTTİK. O ZATI MUHTEREM İKRAMI BOL BİRİYDİ. FAKAT HİKMETİ EKSİKTİ. ÇAY TEPSİSİNİ, BAŞIMIZIN ÜZERİNDEN TUTUYORDU. SONRA DÜŞÜNDÜM! ALLAH’IN SANATINA BİR BAKTIM. ELMAYI AĞACINDAN YEMEK İSTERSEN, KOLUNU UZATMAN KAFİ GELİYOR. HEMDE ÖYLE BİR İKRAM SAHİBİ Kİ, YEMEK NOKTASINI DA KEYFİNE BIRAKMIŞ. DİLEDİĞİN KADAR YİYEBİLİRSİN.

İŞİ SADECE İKRAM BOYUTUNDA BIRAKMAMIŞ. BİDE HİKMET EKLEMİŞ Kİ RAHATÇA YESİNLER DİYE. HİKMETLE İŞ YAPMASAYDI DA, O LEZİZ MEYVELER KAVAK AĞACININ, TEPESİNDE OLASAYDI. YA DA LEZZETİ GÜZEL DE, KOKUSU ÇİRKİN OLSAYDI. HAŞA O ÇİRKİNLİK BİZE LAYIKTIR. ONA BU KELAMI MİSAL DAHİ GETİRMEKTEN HAYA EDERİM.

EĞER SEN BU ÜSTÜN GÜCÜN VARLIĞINI İNKAR EDERSEN. YEDİĞİN MEYVELERİ KÜTÜKTEN BİLİRSEN. FAİLİ UNUTUP,FİİLİ HAKİKAT SANIRSAN. O ZAMAN, O KÜTÜKTEN NE FARKIN KALIR. ONUNDA AKIBETİ ATEŞ,SENİNDE AKIBETİN ATEŞ OLUR.

HER ŞEYİ, ŞUURSUZ EŞYALARIN RAST GELE BİR ARAYA GELMESİ İLE OLUŞTUĞUNU DÜŞÜNEN İNSANLARIN HALİ. ANKARA- İSTANBUL ARASINDA UÇAKLA YOLCULUK YAPAN VE KENDİNİ İSTANBUL’A GETİRENİN UÇAK OLDUĞUNU DÜŞÜNÜP, UÇAĞA TEŞEKKÜR EDEN ADAMIN HALİNE BENZER.

AKIL, BU İŞİN ŞUURU OLMAYAN VE KENDİ KENDİNE ROTA BELİRLEYEMEYECEK UÇAĞIN YAPMAYACAĞINI, BU UÇAĞIN BİR PİLOT TARAFINDAN UÇURULACAĞINI SÖYLÜYOR. PEKALA BİR UÇAK DAHİ PİLOTSUZ UÇMUYORSA. BU KADAR KOMPLİKE BİR EVREN, NASIL OLUR DA KENDİ BAŞINA BAŞI BOŞ BIRAKILABİLİR. HER ŞEY USTASINA VE SANATKARINA MUHTAÇTIR. DÜNYANIN EN İYİ BİLGİSAYARI, POWER TUŞUNA BASMADIĞINIZ SÜRECE HURDADIR.

BİZ AKIL SAHİBİ İNSANLAR, BÜTÜN EŞYALAR ÜZERİNDE MUTLAK GÜÇ VE YARATMIŞ OLDUKLARI ÜZERİNDE DİLEDİĞİ GİBİ TASARRUFA SAHİP OLAN BU EŞSİZ KUDRETE ALLAH DİYORUZ VE KEYFİMİZE BAKIYORUZ. ÇÜNKÜ BİLİYORUZ Kİ “LA HAVLE VELA KUVVETE İLLA BİLLAH” SIRRINCA; GÜÇ VE KUVVET ONA MAHSUSTUR. BİZ SADECE, ONUN YARATMIŞ OLDUĞU BUNCA SANATTA Kİ, HİKMETLERİ GÖRÜP. ONUN, O EŞSİZ GÜCÜ VE KUDRETİ KARŞISINDA ACZİYETİMİZİN BİR İFADESİ OLARAK SECDELERE KAPANIYORUZ.

EVET VARLIĞIN ÖZÜ VE “MANASI” : EŞYALARIN ARKASINDAN, İŞLERİNİ İDARE EDEN RABBİNİ BİLMEKTİR. SEN RABBİNİ BİLİRSEN VARLIĞIN MANASINA ULAŞMIŞIN DEMEKTİR. EĞER ALLAH AZZE VE CELLE MANAYA BAKMAYIP , SÜRETLERE BAKSAYDI. İNSANLIĞIN İFTİHAR TABLOSU HZ MUHAMMED İLE EBU CEHİL BİR OLMASI GEREKİRDİ. MANAYI BULAN VE  HAKİKATE EREN GÖNÜL İNSANLARI İÇİN ALLAH’U TEALA YÜCE KİTABINDA ŞÖYLE SESLENMEKTEDİR ;

25. ORADA BOŞ BİR SÖZ VE GÜNAHA SOKAN BİR LAF İŞİTMEZLER.

26. SÖYLENEN, YALNIZCA “SELÂM, SELÂM” DIR.

VAKİA SURESİ

İŞTE, VARLIĞIN MANASINI ÇÖZDÜĞÜN GÜN. MELEKLER SENİ RABBİN SELAMI İLE SELAMLAYACAKTIR. ARTIK SENİN İÇİN KORKU VE HÜZÜN OLMAYACAK, EBEDİ OLARAK ALTINLAR IRMAKLAR CENNET KÖŞELERİNDE “RABBİN SENDEN RAZI,SENDE ONDAN RAZI” AYETİ SIRRINCA KEYFİNE BAKACAKSIN.

VARLIĞIN MANASINI ÇÖZMÜŞ YUNUS EMRENİN ŞU DİZELERİYLE YAZIMA SON VERİYORUM;

BU ADEM DEDİKLERİ, EL, AYAK İLE BAŞ DEĞİL.

ADEM MANAYA DERLER, SURET İLE KAŞ DEĞİL.

VESSELAM

YAZAN: SEYYİD TALHA YASİN

5 thoughts on “VARLIĞIN ÖZÜ “MANA”!

  1. çok sade, net ve güzel anlatmışsınız.
    bu gerçekleri gören göz ve anlayan yüreklere sahip olmamız dileğiyle..
    kaleminize ve yüreğinize sağlık..

  2. YAZINIZDA DA ÇOK GÜZEL İFADE ETTİĞİNİZ GİBİ ADEMOĞULLARI MADDENİN ARDINDAKİ SIRRA ULAŞIRLARSA YARATILIŞINDA SIRRINA VAKIF OLURLAR.ŞUNU DA UNUTMAYALIM Kİ GÖZLE GÖREMEDİĞİMİZ ELEKTRONLAR BİLE GÖZLENDİKLERİNİ FARKETTİKLERİNDE FARKLI DAVRANIYORSA ŞU SORUYU SORMAK LAZIM “ELEKTRONLARA BU ŞUURU VE BİLİNCİ VEREN KİM” İŞTE BUNLARIN HEPSİ MADDENİN ARDINDAKİ SIRDIR VE SİZİN TABİRİNİZLE “VARLIĞIN ÖZÜ “DIR…VESSELAM…

  3. Bu kelamın üzerine teşekkür mahiyetinde de olsa, söylenecek söz bulamıyorum. “Mana”bu kadar güzel anlatılabilir.İnşallah biz de bu kadar iyi anlama şerefine nail oluruz. Teşekkürler…

  4. ——————————————————————————–

    Tekrar selamun aleyküm
    kusura bakmayın başınızı ağrıttığım için bilgim yok
    ismim hacı mahmut kendim bayburtluyum şuan almanyada oturuyom
    kendi en büyük dedemizde yanlış anlamayın çok büyük bir evliya 150 yıl olmuş vefat edeli bayburtun ermene köyünde
    anlatmak istediğim konusu kendimde Abdurrahim Reyhan efendiden dersliydim vefat edeli en az 10 yıl oldu
    sağlığında şöyle haller yaşadım: bir gün ders almaya gittim ders verirken göğsün içinde iki meme arası olan yere birşey oldu ve eve gittim ellerim birbirine geçti ve birden başladım cezbeyle estağfurullah çekmeye ellerim ayrılmaya başladı
    neyse yanımdaki ailem korktular müdahale etmeye çalıştılar ama başaramadılar ve böyle 5 veya 6 ay gezdik
    bursada oturuyordum o zaman ve bir gece Abdurrahim efendim bana diyor ki “vuslat elbisen geliyor almanyadaki kardeşlerimizden” ve sabah uyandım evden dışarı çıktım bir ihvan abi rasgeldi “efemdim vefat etti geliyonmu erzincana” “geliyom” dedik ve gittik orda bir himmet oldu vuslat elbisesini bir şekilde giydirdiler ve cenazeden sonra bursaya döndük
    4 ay sonra efendim beyaz elbiseler içinde sakalı yüzü nuralanur karşıma durdu ve bu olay zuhurat olarak geldi bana diyor ki “bir noktada kaldın ilerde çok büyük evliyaullah olacaksan” söyledi bende öyle Allah diye bağırdım ve kaybuldu gitti
    o gün bu gün hiçbir değişiklik yok anlıyacağınız
    adım attırmıyorlar bir noktadan öteye yani
    almayaya evlilik yoluyla geldik akraba burdada onlar karşı bu yollara
    niye diyeceksiniz bilirsiniz kafayı oynatan oldu burda onun için aile şeyleri çıkmasın diye çalışıyom resturantta mutfakta
    boş saatlerimde tasviye edilen kitaplardan okuyom
    inşallah sorum anlaşılmıştır
    ha diyecekseniz ki halife bırakmadı mı kendi gözelerimle görmedim ve duymadım çokları çıktı kimyese gitmedim cevabınızı beklerim
    birde mübarek vefat etmeden çok öncede vekiliyle o zaman köydeydik o köyde çok sevdiğim ihvanım var ona çok selam söyleyin diyor yolumuzun büyüklerine
    sorum bunlar inşallah iyi olur hepinize teşekkür ederim
    yolunuz ve yolumuz açık olsun esen kalın mutlu kalın bu konu bana acizane olarak íkinci yazacagim ise enbüyük dedemizin basindanda ilginc bir olay gecmis
    Hacı Mahmud Efendi, 1830’da Bayburt İli Ermene köyü’nde doğmuş yine aynı köyde köyde ölmüştür. Kendisi Oslu Hoca’nın çok sevdiği bir talebesi olup, büyük bir ilim sahibi idi. Mezarı aynı köydeki Türbe içerisinde bulunmaktadır. Türbesinin üst tarafı birçok kere yıkılmış, yeniden yapılmıştır. Oğullarının, torunlarının rüyasına giren Hacı Mahmud Efendi ,Onlara: “- … Bırakın ALLAH’ın Rahmeti üzerime yağsın… Türbemin üzerini kapatmayın…” diye söylüyor.

    Ermene Köyü’nde bir hekim (doktor) varmış, o günlerde de Hanımlarda bir frengi salgını başgöstermiş… Hastalar bu doktora gitmişler, buda tabiplik icabı olarak, kadınların mahrem yerlerine bakmak mecburiyetinde kalmış, ancak bu durumu duyan Hacı Mahmud Efendi, oldukca çok içerliyor ; Hekimin hakkında oğullarına bir “Fetva” veriyor, diyorki: “- Bu adamın katli vaciptir… Çünkü el-alemin namahremine utanmadan bakıyor… Bunu vuracaksınız!..”

    Oğulları ne kadar uğraşıyorlarsa da adamı olmuyor, vuramıyorlar… Hacı Mahmud Efendi harman yerine gidiyorki, adam hala sağ- salim orada harman sürüyor… Kızar, oğullarını çağırır, “neden vurmadıklarını” sorar. “- Baba, ALLAH hakkı için inanki, ne zaman vurmak istedik, silah ateş almıyor, tetik çekemiyoruz, silahı yan tarafa dönderdiğimizde hemen ateş ediyor, doğrusu bizde bu işe şaştık…”

    Derlerki:Mana anlamında Hacı Mahmud Efendi Kırklara karışır, onlarla namaz kılarmış… Bu namaz larda çoğu kez imamlığı hep O’nu getirirlermiş… O günde yine namaz için gittiğinde , o günkü toplantıda O’na teklif etmemişler; Birde ne görsün: O’nun katli için fetva verdiği doktoru imamete geçirmişler…

    O anda çok mahcup olup, tevbe ederek, O’nu iyi tanıyamadığını anlatarak Doktordan özür dilemiş…İlerleyen günlerde dost bile olmuşlar.

  5. ÇOK GÜZEL İFADE ETMİŞSİN ,HAKİKAT ŞU Kİ BİR OLANI GÖRMEK İÇİN İKİ OLAN GÖZÜN DAHİ BİR GÖRÜYOR .BU BİR İBRETTİR GÖREN GÖZLER ,DÜŞÜNEN VE TEFEKKÜR EDEN AKILLAR İÇİN EĞER İKİ GÖZDE İKİ SURET OLSAYDI RAHATSIZ OLURDUK ,İKİ GÖZÜNLE BİR OLANI GÖR.VESELAM

Nuru ŞEMS ——EY ADEMOĞLU! Sen Bir Güneşsin Işığını Kaybetme

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s