Düzene Karşı Verilen Sonsuz Bir Savaş “Entropi”

Hazreti Adem Efendimizin yaratılışıyla beraber sonsuza kadar sürecek olan mücadele ve mücahede de başlamış oldu, o gün insanın nefsiyle ve şeytanla olan muharebesi başladı. Yani düzene karşı düzensizlik o gün başlamış oldu.

Allahu Teala Hazretleri : “Hani, Rabbin meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti.Onlar, “Orada bozgunculuk yapacak , kan dökecek birini miyaratacaksın? Oysa biz sana hamdederek daima seni tesbih ve takdis ediyoruz.” demişler. Allah da, “ Ben sizin bilmediğinizi bilirim” demişti.(2-30) Cenabı Mevlanın bu ilahi fermanının ardından o zaman adı “ezazil” olan şeytan, Halife olarak insanın seçilmesini kabullenemedi ve :“Ben ateşten, O ise topraktan yaratıldı, Ben bunca zamandır ibadet edip çalıştım, çabaladım belli bir makama geldim ve “İsmi Azamı” öğrendim, o topraktan yaratılan ise hiçbir ibadet yapmadan çalışmadan, çabalamadan “İsmi Azamı” öğrenecek ve Ben, O’nun önünde O’na secde ile emredildim…” şeklinde devam eden, içini yiyen bu fitne ateşiyle imtihan sırrını anlayamamış ve kaybedenlerin ilki olmuştu, işte bu andan sonra “Şeytan” adını aldı ve Allahın (c.c) lanetine uğradı. Huzurda Cenabı Mevla ile tabiri caizse bir tartışma içerisine girdi, ve O’na Ademin soyundan gelenleri kıyamete kadar kandıracağına, insanları karanlığa mahkum etmeye çalışacağına dair söz aldı ve cezası o güne kadar ertelendi. “Düzene Karşı Düzensizlik” diyebileceğimiz “Entropi” de bir nevi başlamış oldu.

İlk insanın yani Adem Safiyullah efendimizin yaratılmasından başlayıp, kıyametin sonuna kadar sürecek olan bir mücadele başladı. Işık olma ya da Karanlık olma, diğer bir deyişle Düzen ve Düzensizlik veya Ruh ile Ten’in mücadelesi dolu dizgin başladı ve hiç soluk kesmeden devam ediyor.

Kainattaki küçücük mikroorganizmalardan tutalım da en büyük makroorganizmalara kadar her şeyin bir mücadele içerisinde olduğunu görürüz.Biraz açıklamak gerekirse ; yukarıdan bırakılan herhangi bir cisim, aşağı düşme eğilimi içerisindedir. Çünkü aşağı denilen nokta, yukarı denilen noktadan daha düşük bir enerji seviyesine sahiptir. Ya da demir bir kaba sıkıştırılan bir gaz dışarı kendini atmak ister, bunun nedeni ise dış ortamdaki gazlar daha düzensizdir. İnsanlarda da bu eğilimi görmek mümkündür, baskı ile kontrol edilen bir toplulukta sürekli bir başkaldırış ve vardır.

Kainattaki herşey, kendini minimum enerji ve maksimum düzensizliğe çekmek ister işte bunun ismi “Entropi” olarak adlandırılır. Adem babamızla başlayan insanoğlunun yeryüzündeki serüveninde de bu olmuş ve hala olmaktadır. Yani insan kendini minimum enerji düzeyine çekerek, düzensizliğini maksimuma çıkarır! Herşeyi gören ve bilen Yüce Allah(c.c) insanı bu haliyle yalnız bırakmamış ve insanlara yol gösterici, doğruyu anlatan ve tüm yaşamlarında da bunu tatbik eden Kutlu Peygamberlerini ve Seçkin Velilerini her dönem de göndermiştir.Yüce Mevlanın kutsi mesajlarını insanoğullarına bildirmişlerdir.Bir öğretmen nasıl öğrencilerinin başarısını isterse Cenabı Allah da RAB ismiyle bizim eğiticimiz ve öğretmenimizdir ve her zaman bizi başarılı yani düzen içerisinde görmek ister. Çünkü O herşeyi bir düzen içerisinde yaratmıştır.

“… Her şeyi yaratan ve bir ölçüye göre düzenleyen Allah’tır” (Furkan suresi, 2)
“…Onun katında her şey bir ölçü (miktar ) iledir.(Rad suresi, ayet
” Biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık” (Kamer suresi, ayet 49)
Allah, evrendeki yarattığı her varlığa yapacağı işe uygun yapı, biçim, özellik ve yetenek vermiş; onların yaratılışını bir takım amaç ve hikmetlere dayandırmış, boş ve yersiz hiçbir şey yaratmamıştır. Bu konuda Yüce Allah Kur’an’da şöyle buyurmaktadır:
“Biz gökleri yeri ve ikisi arasındakileri bir oyun ve bir eğlence olsun diye yaratmadık. Biz onları hak ve hikmetle yarattık.” (Duhan suresi, 38-39. ayetler)
“Güneşi ışıklı, ayı da parlak kılan, yılların sayısını ve hesabını bilmeniz için aya evreler koyan Allah’tır. Allah, bunları boş yere yaratmamıştır. O, ayetlerini düşünen bir toplum için ayrıntılı olarak açıklıyor.” (Yunus suresi, 5)

Sevgili peygamberimiz, Tebük Seferinden dönerken şöyle buyurmuştur: “Bizler, küçük savaştan döndük, büyük savaşa gidiyoruz.”

-Sahab-i Kiram: Ya Resulallah, bundan daha büyük savaşa nedir acaba demişler,

-Peygamberimiz: Bundan daha büyük savaş, nefisle savaştır, buyurmuştur.

Nefisle savaşın Allahü Teala’nın emrettiklerini işleyip, haram kıldıklarını terk etmek olarak açıklamış, şeytan ve nefse muhalefetin, Allah rızasına sebep olacağına bildirmiştir.

Nefisle yapılan bu savaşta belli mertebeleri ve dereceleri aşmak gerekir ki ancak bundan sonra ruh, ten hapishanesinden kurtulabilsin ve melekleri bile kıskandırarak semalara doğru yol alabilsin… Besmeleyle başlayan zorlu mücadele, nefsin, şeytanın en dayanılması güç hile ve tuzaklarını bertaraf etmekle en son Sabır ismi Celil’i ile nihayet alır. Nefsi emmareden Bismillah deyip, insanı kamil makamına ulaşıldığında ise artık tam bir Halife olunmuştur ve Cenabı Allah tecellisi gerçekleşmiştir. Artık gönül gözü açılmış ve Yunus’un diliyle Bize aslında O seslenir : “ Et’e kemiğe büründüm, Yunus diye göründüm…” bu gelinen makam Düzenin son noktasıdır ve entropi bu noktada sıfırdır. Çünkü bu makamda düzensiz hiçbir davranış, huy, hareket ya da fiil yoktur ve O makam sürekli Yaratıcının Huzurunda olunan makamdır…

Yaşadığımız asrı çok değil, birazcık irdelersek görürüz ki dünya dolu dizgin Düzensizliğe doğru sürüklenmektedir. Dünyanın heryerinde aile kavramının içi boşaltılmış, ahlaksızlık bir moda haline getirilmiş, edeb yerle bir olmuş, saygı ve sevgi yok olmuş, aşk adı altında her türlü rezillik yaşanır olmuş, dünyanın çoğu yerinde insanlar köleleştirilmiş, insan hayatının değeri bir sinek hükmüne getirilmiş, zinalar doğal hale gelmiş, hırsızlar itibar görmeye başlamış, helal kazanç ahmaklık ve zaman kaybı gibi görülmeye başlanmış, dünyadaki çoğu ülke haksız yere savaşlarda masum çocukları ve kadınları öldürmekte, birbirleriyle kardeş olan Hazreti Adem efendimizin evlatları sürekli olarak birbirlerinin kanını dökmektedir. Dünya bir tekdüzeliliğe doğru çok hızlı bir şekilde sürüklenmektedir ve bunun arkasındaki en büyük güç “Şeytanı aleyhillane” dir. Şeytan sistemini çok gizli ve istikrarlı bir şekilde yürütmektedir, Düzensizliği dünyaya yayarken tam bir Düzen içerisinde çalışmaktadır. Ve maalesef bir itiraf yapmak gerekirse şeytan bu asrı hükmü altına büyük ölçüde almıştır…

Elbette ki Cenabı Mevla hiçbir zaman kullarını yalnız bırakmamış ve hele ki , şeytanın kendini en çok gösterdiği ve en güçlü olduğu bu dönemde hiç Yalnız bırakmayacaktır. Bu zamanın müjdesini Yüce efendimiz 14 asır önce vermiş ve bizlere sımsıkı sarılmamız için tenbihlemiştir. Artık zamanımızın sahiplerinin gelme vakti bir hayli yakındır, ve bu süregelen Düzensizliğe karşı en büyük mücadeleyi yapacaklardır.

Hazreti MEHDİ ve Hazreti İSA efendimiz, 314 kişilik ashabıyla, yardımcılarıyla bu kıyamet sürecinde Şeytanla, Deccalle en büyük mücadeleyi yapacaklar ve karanlık içerisindeki insanların gönüllerini Allahın nuruyla aydınlatacaklardır, nitekim birçok Hadisi Şerifte Efendimiz şöyle buyumuşutur: “Mehdi tıpkı Zülkarneyn ve Süleyman gibi dünyaya hükmedecektir.” “Yeryüzüne dört kişi Malik olmuştur, ikisi Mü’min ikisi Kafirdir. Mü’minler Hz.Zülkarneyn ve Hz.Süleyman, kafirler ise Nemrud ve Buhtunnasırdır. Beşinci olarak ise Ehli Beytimden birisi Hz.Mehdi gelecek ve dünyaya hakim olacaktır.”

Sevgili Peygamberimizinde buyurduğu gibi :”Sizden kim ona yetişirse, kar üzerinde sürünerek dahi olsa O’na gelsin. O’na katılsın, zira O MEHDİ’dir.” bu hadiste belirtildiği gibi Cenabı Mevla tüm insanlığa ve bizlere Hz.Mehdi ve Hz.İsa’ya iman etmeyi, onların yanında bulunan 314 kişilik ashabı içerisine girmeyi ve onlarla beraber DÜZENSİZLİĞE karşı savaşan neferlerden olmayı nasip eylesin.Bütün dualarımız ve isteğimiz O’nların yanından hem bu dünyada hem de diğer dünyada bir an olsun ayrılmamaktır…

Ham, pişkinin halinden anlamaz, öyle ise sözü kısa kesmelidir vesselam…

*Matematikçi Seyyid Ali Settar

4 thoughts on “Düzene Karşı Verilen Sonsuz Bir Savaş “Entropi”

  1. Hz. İsa inecekmi inmeyecekmi net değildir bu bilgi hadislerde daha ağırlıklı anlatılmaktadır. Bu yüzden bu konu hakkında bir şey demeyeceğim ama Hz. İsa vefat ettrililmiştir derken bu bilgiyi neye dayanarak söylediniz?

    İşte sözleşmelerini bozmaları, Allah’ın âyetlerini inkâr etmeleri, peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve “kalplerimiz perdelidir” demeleri -ki kalpleri perdeli yaratılmış olmayıp, Allah inkârcılıkları sebebiyle kalplerini mühürledi de artık onlar pek az inanırlar- yine inkârları ve Meryem aleyhinde müthiş bir iftira atmaları ve “Biz Allah’ın resulü(!) Meryem oğlu Mesih Îsâ’yı katlettik!” demeleri yüzünden, onların başlarına belalar vererek cezalandırdık, kalplerini mühürledik,Oysa onlar Îsâ’yı öldüremediler, asamadılar da; öldürülen başkası idi, lâkin kendilerine ona benzer gösterildi.Îsâ hakkında ihtilâfa düşenler de bu hususta şüphe içindedirler. Bu konuda kesin bilgileri yoktur, zanna tâbi olmaktan başka bir şeye dayanmazlar.Onu kesinlikle öldüremediler. Doğrusu Allah onu kendi katına yükseltti. Allah aziz ve hakimdir (mutlak galiptir, tam hüküm ve hikmet sahibidir). Nisa/158

    Ayetinde Allah C.C. onu kendi katına yükseltti demektedir. Bu ayetten vefat ettirildiğini çıkartıyorsanız bilemem. Apaçık Allahın C.C. katına çıkmıştır ama dediğim gibi inermi inmezmi bilgisi net değil bilgimiz hadislerle sınırlı. En doğrusunu Allah C.C.
    bilir.

  2. Bu konu tam olarak net olmamakla birlikte öncelikli rehberin Kuran olması kanaatindeyim.

  3. Murat kardeşim bu konular ile alakalı gerekli araştırma yapmadığın kanaatindeyim. Yazmış olduğun mesajdan anladığım kadarıyla, inanç noktasında imanlı bir kardeşimiz olduğununuzu düşünüyorum. Aynı zamanda hiç bir bilinçli müslümanın, Efendimizin ifade buyurmuş olduğu Mehdi ve Mesih Aleyhisselam ile alakalı günümüze kadar gelmiş olan yüzlerce mütevatir hadisi (Sahabeden itibaren her devirde yalan üzerinde birleşmeleri aklen tasavvur olunamayan topluluklar tarafından rivayet edilen hadistir.) efendimizi hiçe sayarak çiğnemeyeceğini de.

    Bu hadislerin sadece bir kaçına yer verecek olursak, ne demek istediğim daha net anlaşılacaktır;
    Benliğime hakim olan zata yemin ederim ki, Meryem’in oğlunun adaletli bir hakem olarak size inmesi pek yakındır. O, Haç’ı kıracak (haça tapınmayı kaldıracak), domuzu öldürecek (domuz eti yemenin haram olduğunu bildirecek), cizyeyi kaldıracak; mal çoğalacak ki, kimse onu kabul etmeyecektir.
    (Sünen-i Tirmizi, 4/93-Sahih-i Müslim, 6/532 -Sünen-i İbni Mace, 10/340 )

     Ehl-i beytimden bir adam çıkar, ismi ismime, ahlâkı ahlâkıma mutabık olur. Dünyayı ahlâk ve nesafetle doldurur; evvelce zulm ve cevir ile dolduğu gibi. 
    (Hz. İbn- iMes’ud RA)

    Dünyanın ancak bir günlük ömrü kalsa, Allah yine o bir günü uzatır ve ehl-i beytimden ismi ismime, babasının ismi babamın ismine uygun birini meydana çıkarır (Mehdi) ve o da dünyayı adalet ve nesafetle doldururdu. Daha önce zulm ve cevir ile doldurduğu gibi. 
    (Hz. İbn-i Mes’ud RA)

    Bu sözlerime ilaveten, hadis kitaplarında ve islam alimlerinin eserlerinde, Hz. Mehdi ile ilgili toplam 159 güvenilir hadis-i şerif bulunmaktadır. Bunları sayacak olursak;,

    1)    Tirmizi’nin Sünen’inde 3 tane,
    2)    Ebu Davud’un Sünen’inde 8 tane,
    3)    İbn-i Mace’nin Sünen’inde 8 tane,
    4)    Ahmed bin Hanbel’in Müsned’inde 12 tane,
    5)    Abdülrezzak b. Hemmam’ın el-Musannef’inde 8 tane,
    6)    İbn Ebi Şeyhe’nin el-Musannef’inde 14 tane,
    7)    İbn Hibban’ın Sahih’inde 7 tane,
    8)    Heysemi’nin Zevaid’inde 20 tane,
    9)    Suyuti’nin Cami’us Sağır’ında 8 tane,
    10)  El-Muttaki el-Hindi’nin Kenzü’l Ummal’inde 59 tane,
    11)  Hakim’in Müstedrek’inde 12 tane,
    12)  Deylemi’nin el-Firdevs’inde 7 tane,
    13)  Darekutni’nin Sünen’inde 1 tane

    Müslüman hayatını zanna göre veya başkalarından duyduğu taklidi imana göre yaşamamalıdır. Her şeyin doğruluğunu araştırmalı. Hakikati gözü ile gördükten sonra hüküm vermelidir. Dava dosyasını okumadan yargıya varan hakime, kim adil hakim diyebilir? Hele hele Hakkında zanna tabi olunan konu imani bir gereklilik ise. Maazallah sonuçlarını düşünmek bile istemiyorum.

    Zan ile alakalı bu mevzuyu, Rabbimizin sözleri ile bitirmek istiyorum. Saygı ve hürmetlerim ile…..

    Bir de onlardan, kitabı bilmeyen ümmîler vardır ki, bütün bildikleri kuruntulardan, işleri de zan ve tahminden ibarettir.

    Bakara Suresi 78. Ayet

    Ey İman edenler! Zandan çok sakının. Muhakkak ki bazı zanlar günahtır…
    Hucurat Suresi 12. Ayet

  4. İsa a.s. vefat ettirilmiştir ve bir daha da yeryüzüne inmeyecektir. bu yazdığınız tevhide aykırıdır. Allah’a eksik sıfat isnat etmek anlamına gelir ki; bu da küfürdür. Haşa Hz. Allah aciz değildir. bu bir peygamber bile olsa onun tekrar gelmesine ihtiyacı yoktur, OL der ve OLUVERİR.. Mehdi ise ahir zamanda gelecek zannı hatalıdır. Mehdi her asırda vardır. Bütün Şeyh efendilerin yaptıkları görevlerin bir adı da mehdiliktir. Ve bu tür rahmeti ilahi kıyamete kadar var olacaktır.

Nuru ŞEMS ——EY ADEMOĞLU! Sen Bir Güneşsin Işığını Kaybetme

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s