“İttihatı İnsan”

İnsan, Alemlerin Yaratıcısı olan yüce Rabbimizin Musavvir ismi ile tasvir etmiş olduğu en değerli sanat eseri ve yazmış olduğu kainat kitabının ise baş yazısıdır. Öyleki yaratılmış olan bütün mahlukata galebe çalacak bir cevherle donatılmış olan insan. Zatındaki bu cevher hürmetine hilafet tacı ile şereflerndirilmiş. Cenab-ı Hakkın yer yüzündeki temsilcisi olmuştur.

Hani, Rabbin meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti…

 Bakara Suresi 30. Ayet

 Fakat günümüze baktığımız zaman insan kendine biçilen kıymetin ve ihtimamın farkında olmaksızın yaşamakta. Nefsi istek ve arzuların peşine takılarak şeytanın açmış olduğu küfür çığırından aşağı doğru yuvarlanmaktadır.

“Hesaplar görülüp iş tamamlanınca şeytan onlara şöyle diyecek:Allah size doğru vaadde bulundu. Ben de size bir şeyler vaad ettim, ama sözümden caydım. Doğrusu, benim size istediğimi yaptıracak bir gücüm yoktu. Sadece ben sizi dâvet ettim, siz de çağrımı kabul ettiniz. O halde beni ayıplamayın, kendi kendinizi kınayın. Ne ben sizi kurtarabilirim, ne de siz beni kurtarabilirsiniz! Ben, sizin daha önce beni Allah’a şerik yapmanızı da reddetmiştim.” Elbette, böyle zalimlerin hakkı gayet acı bir azaptır.”

İbrâhim Suresi 22. Ayet

Adem Aleyhisselamdan günümüze kadar gelen süreç içerisinde Rabbimizin Peygamberleri vasıtası ile gönderdiği yegane emirlerden biride aldatıcı Şeytana karşı uyanık olmamız gerçeğidir. Çünkü; Şeytan, sürekli insanın açık, eksik ve hatalı taraflarını yakalayarak onu mağlup etme çabası içerisine girmiş, kıyamet gününe kadar da Alemlerin Yaratıcısı olan Rabbimizden müsaade almıştır.

“Beni azdırdığın için, and olsun ki, Senin doğru yolun üzerinde onlara karşı duracağım; sonra önlerinden, ardlarından, sağ ve sollarından onlara sokulacağım; çoğunu Sana şükreder bulamayacaksın” dedi.

 Araf Suresi 16-17. Ayetler

 Aslında anlatmak istediğim konu şeytanın insanı nasıl kandırdığı değil. Kurmuş olduğu sistem ile sürekli yanlış telkinler vererek hedef şaşırtması üzerinedir.

Şeytan insan oğulundaki hırs, bencillik, kibir, riya vb kötü hasletleri tetiklerek arz üzerinde fesat çıkartmakta. İnsan neslini kan döken, bozgunculuk yapan bir nesil haline getirme mücadelesi vermektedir. Bunu yaparkende kullanmış olduğu en büyük silah, kardeşin kardeşe düşman olduğu düşüncesini telkin etmektir.

Oysa ki Yüce Yaratıcımız Kuran-ı Kerimde kullarına; Şüphe yok ki Şeytan, size düşmandır, siz de ona düşman olun. Onun tâifesi, sizi yakıp kavuran ateş ehli olmaya dâvet eder. (Fatır Suresi 6. Ayet) buyurarak. Adem evlatlarına, düşman olma noktasında asli hedefin şeytan ve onun fikirleri olduğunu apaçık bir şekilde ifade etmektedir.

Bu gün dünyanın dört bir yanında düşman olduğu hissiyatı ile, suşsuz yere bir insan öldürülüyorsa! Bunun hiçbir şekilde Rabbani bir izahı yoktur. Ve hiçbir din veya mezhep mensubuna, bu selahiyet Alemleri Yaratan Hakim İrade tarafın da verilmemiştir.

Yüce kitabımız Kuran-ı Mecidde bu gerçek şöyle ifade edilmiştir;

İşte bu yüzdendir ki İsrailoğulları’na şöyle yazmıştık: Kim, bir cana veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya karşılık olmaksızın (haksız yere) bir cana kıyarsa bütün insanları öldürmüş gibi olur. Her kim bir canı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur. Peygamberlerimiz onlara apaçık deliller getirdiler; ama bundan sonra da onlardan çoğu yine yeryüzünde aşırı gitmektedirler.

Maide Sursi 32. Ayet

 Alemlerin Yaratıcısı olan Yüce Rabbimizin indirmiş olduğu ilahi metin ve kutsal kitaplarda, hatta düşünce ufku olarak peygamberlerin paralelinde(veya peygamber olan?) bulunan Buda, Konfüçyus gibi düşünce insanlarının eserlerinde, katiyetle insana saygı temel unsur olarak ele alınmış. Onun zaaflarını bilerek hareket eden aldatıcıya(Şeytana) karşı onu uyanık tutmak için sürekli ikazlarda bulunulmuştur.

Muhammed Sıddık Haşimi Hazretlerinin bize öğretmiş olduğu en mühim konu ise; insanın Rabbimizin nazarında çok kıymetli bir yere sahip olduğu düşüncesidir. Mübarek sohbetlerinde bizlere;

Evlatlar Altın çamura düşmek ile değerinden bir şey kaybetmez. İnsan altından daha kıymetlidir. Altına bir kıymet biçebilirsin. Fakat bu dünyada insanın kıymetine eş değer hiç bir servet yoktur. Bu gün dünyanın en büyük servetine sahip bir insan gelse, tonlarca altın karşılığında senden iki gözünü istese verirmisin. Bırak tonlarca altını, dünyayı tek tapu yapsalar yine de vermezsin. Çünkü senin değerinin karşılı değildir bu dünya. Ne demişti koskaca Kanuni Sultan Süleyman,

Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi.
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi…

O’nun için bizler asla günahkara düşman olmayız. Bizim düşmanız, günaha sebebiyet veren marazlı şeytani düşünceler ve Şeytan Aleyhi lanenin ta kendisidir.

 Kuyuya düşmüş bir insan görseniz üzerini taşlarla kapatmaya mı çalışırsınız? Yoksa onu bulunmuş olduğu kuyudan çıkarmaya mı? İnsan olanın görevidir, o kişiyi düştüğü kuyudan çıkartmak. Bize düşen ise, günah kuyusuna düşen kardeşimiz kınamak değil. Onu bulunmuş olduğu kuyudan çıkartmak, ardından gücümüz dahilinde kuyuyu kapatmaya çalışmak, gücümüz yetmiyorsa uyarı levhaları ile insanları bilinçlendirmektir.

Hz İsa Aleyhisselam bir yerede recm edilecek bir kadın görür ve kalabalığa “ içinizde en günahsız olanınız taş atsın” deyince kalabalık; söylenen hikmetli söz karşısında ellerindeki taşı bir kenara bırakarak iç muhasebe yapmaya başlarlar.

İşte bizde etrafımızda bulunan insanları dinleri, inançları, mezhepleri ve sosyal statüleri her ne olursa olsun özünde taşımış olduğu cevher hürmetine tazimde bulunup. Yapmış oldukları amelleri ve inançları konusunda onları eleştirmeden onlarla kardeş olduğumuz düşüncesini sevenlerimize ve sevdiklerimize aktarırsak şeytanın bizlere oynamış olduğu oyunun ipiliğini pazara çıkartmış oluruz.

Çünkü Şeytan, yıllarca inançlarımızı, mezheplerimizi, kişisel ihtiras ve hırlarımızı kullarak anne baba bir kardeş olan Adem evlatlarını birbirine düşürmeyi başarmış ve bu sayede kendini hedef olmaktan çıkartmıştır.

Bugün insanlığın en fazla ihtiyaç duyduğu şey, ortak müştereklerde buluşarak kardeşce yaşama arzusudur. Çünkü modern çağın getirmiş olduğu bilgilenme sayesinde şeytanın kurmuş olduğu sinsice planların farkına varan insan. Artık dilinde kardeşlik türküleri söyler hale gelmiştir.

Amerikadaki Ortodoks Yahudiler bugün sokaklara çıkıp yapmış oldukaları basın bildirilerinde. Filistin topraklarında Müslümanlarla kardeşce yaşadıkları günleri hatırlatarak. Müslümanların bir yere giderken çocuklarını kendilerine emanet ettiği o günleri büyük bir özlemle yad ettiklerini söylemektedirler.”

İnanıyoruz ki, bir gün insanlık bir olan Rabbimizin etrafında muhabbetle bir araya gelecek. Bütün nefsi istek ve arzulardan soyutlanarak Rabbanileşecek. Muhabbetin ve huzurun hükümferma olduğu kutsi bir atmosferin tesiri ile mest olacak. İşte bu devir gelmeden önce biz insanlara düşen birinci vazife “İttihatı İnsan” mekanızmasına gönlümüzü açmak olacak. Sözlerimi Alemlerin Yaratıcısı olan Allahımız’ın şu mucize beyanıyla bitirmek istiyorum Vesselam;

وَاِلٰـهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الرَّحْمٰنُ الرَّحٖيمُ

Ve ilahukum ilahuv vahid, la ilahe illa huver rahmanur rahîm.

 Sizin ilâhınız bir tek ilâhtır. O’ndan başka ilâh yoktur. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.

                                                                                                                                                                                                 Bakara Suresi 163. Ayet

Yazan: İnş. Müh. Talha Yasin

4 thoughts on ““İttihatı İnsan”

  1. İslâm’ın insana sırf insan olması itibariyle vermiş olduğu değerin sayısız örneğine Kur’ân-ı Kerîm’de, hadislerde ve İslâm tarihinde ve özellikle de Hz. Peygamber’in hayatında rastlamak mümkündür. Onlardan biri ve belki de en çarpıcı olanı şudur: Bir gün Hz. Peygamber Ashâbtan bir grupla otururken yakınlarından bir cenaze geçmiş ve Peygamber (sav) cenazeyi görünce ayağa kalkmıştı. Yanında bulunanlar, onun bir müslüman cenazesi olmadığını, yahudi cenazesi olduğunu söyleyerek, ‘ayağa kalkmanız gerekmezdi’ demek istemişlerdi. Onların bu sözü üzerine Hz. Peygamber: “Müslüman değilse insan da mı değil?” cevabını vermişti.

  2. Azazil,Hz.Adem yaratıldığında imtihan olup, ŞEYTAN olmuştur. Bu dünya hayatı da insanın ve şeytanın harp meydanıdır. Yani dinlerin ve ırkların savaşı değildir. Yazınızda da bunu çok güzel anlatmışsınız.Teşekkürler.

  3. “Kendine gel, yepyeni bir söz söyle de dünya yenilensin! Sözün öylesine bir söz olmalı kidünyanında sınırını aşmalı. Sınır nedir, ölçü ne? Bilmemeli!”Hz.Mevlana

    “Bizim Peygamberimizin yolu aşk yoludur.
    Biz aşktan doğmuşuz, annemiz aşktır.

    Aşk şeriatı, bütün dinlerden ayrıdır.
    Aşıkların şeriatı da Allah’tır, mezhebi de.

    Bu dünya pazarında sermaye altındır;
    Orada ise aşk ve ıslak iki gözdür…”Hz Mevlana

    Allah’a tekrar tekrar yemin ederim ki,
    Bu mana (Mesnevi),
    Güneşin doğduğu yerden, battığı yere kadar bütün dünyayı kaplayacak,
    Ve bütün ülkelere ulaşacaktır.
    Hiçbir mahfil ve meclis olmayacak ki orada Mesnevi okunmuş olmasın.
    Hatta o dereceye varacak ki,
    Mabetlerde, zevk u safa yerlerinde okunacak;
    Bütün milletler bu sözlerle süslenecek ve onlardan faydalanacaktır.”Hz. Mevlana

    Ve daha bir çokları…Daha çok örnek verebiliriz.Sadece Mevlana ‘dan değil ,Sizin de bahsettiğiniz gibi,Buda’dan,Konfiçyüs’ten,V.Hugo’dan,C.Şehabettinler ve N. Fazıl’lara kadar çok ama çok örneği var… Yeryüzündeki her din,mezhep,ırk ayırımı olmadan kardeşliğin ve bu sevgi selinin temelleri,Allah’ın birliği ve Peygamberlerinin sunduklarıyla aklın yolunun ve gönül yolunun birliği anlatılmış…Allah Razı Olsun…
    Şeytana gelince nacizane fikrim;onun kötülüğü ve vesveseleri kalbimizin ışığını söndürebilecek gücünü sadece bizden alabildiği kanaatindeyim; aslında bizim Allah sevgisi,peygamber ve evliyaullah hayranlığıyla aklın kalple birleştiği noktadaki o adrenalin salgısıdır,pik yaptığı noktada da akan göz yaşıdır panzehiri…diye düşünmekteyim..Ayrıca “O’nun için bizler asla günahkara düşman olmayız. Bizim düşmanız, günaha sebebiyet veren marazlı şeytani düşünceler ve Şeytan Aleyhi lanenin ta kendisidir” cümlesiyle hepsini(Allah sevgisi,kulun kula sevgisi,dünya sevgisi,ahiret sevgisi,şeytan oyunbazlığı,farkındalık ve şeytana duyulacak nefret) tek çatı altında topladığınızı düşünüyorum..Saygılar…Allaha emanet olunuz…

Nuru ŞEMS ——EY ADEMOĞLU! Sen Bir Güneşsin Işığını Kaybetme

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s