21 ARALIK 2012 NEDİR?

21-aralik-2012-kiyamet-kopacak-mi-nasadan-aciklama-sirince-koyu-maya-takvimi-380869h

Azameti ve Kudreti yedi kat sema ve arzı kapsamış olan Rabbül Aleminin varlığı haktır. O’nun tebliğ ile vazifelendirmiş olduğu Peygamberleri haktır. Peygamberlerinin bizlere anlatmış olduğu ölümden sonra diriliş, Sırat , Mizan Cennet, Cehennem, ve getirmiş olduğu kitaplar haktır. Cebrail, Mikail, İsrafil, Azrail, Hamele’i Arş ve diğer melekler haktır. Bu kainatın ve yaratılmış olan bütün mahlukatın bir sonunun olacağı, yalnızca Ezeli ve Ebedi olan Zatı Zülcelalin varlığının baki kalacağı bir gününde olacağı haktır ve gerçektir.

Son günlerde sıkça sorulan ve arkadaş sohbetlerinde mevzu bahis olan 21 Aralık 2012 ve kıyamet konusu bizimde dikkatimizi çekti ve bu konu ile alakalı bir yazı hazırlayalım dedik.

İnternet ortamında bu konu ile alakalı herkesin bireysel veya organize olmuş gruplar halinde görüş ve düşünceleri mevcut. Kimilerine göre; Maya takviminin bu tarihte bitmesinin, astronomi alanında çok ilerlemiş bu uygarlığın kıyamet tarihine işaret ettiği söylentisini beraberinde getirmiştir. Kimilerine göre dünyamızın, içinde bulunduğu Samanyolu galaksisinin merkezinde olan kara deliğe en yakın mesafeden geçeceği tarih olması nedeniyle çok büyük olayların başlangıcı olacağı konuşulmaktadır. Kimilerine göre; yeni bir aydınlanma çağı yani foton kuşağına geçiş olacağı söylenmektedir. Kimilerine göre ise; dünyanın üç gün karanlığa gömüleceği ve ardından Deccal’ın çıkışının bir başlangıcı olacağı düşüncesi(İncilde Hz İsa, Havarilerine Ölümünden Üç gün sonra dirileceğini haber vermiştir. 24 Aralığın, Hz İsa As’ın doğum tarihi olması ve Deccal’in, Hz isa As’a ait bilgileri çarpıtarak kullanmak istemesi bu tezi konuşulur hale getirmektedir.) konuşulmaktadır.

Yukarıda anlatılan bilgiler sadece varsayımlara ve keşiflere dayanmaktadır. 21 Aralık günü dünyanın kıyametinin kopması veya yeni bir aydınlanma dönemine doğru yelken açması iman eden ve ahiret hazırlığını yapmış bir müslüman için çok fazla bir şey değiştirmeyecektir. Çünkü o, her dem kendi nefsini sorgulamakta. “Ölmeden önce ölmenin” sırrına eriştiği için akşam yastığa başını, bir günün hesabını kulluk şuuru içerisinde vermenin rahatlığı ile koymaktadır. Yakin(ölüm) ona geldiğinde, sevgiliye olan hasretinin biteceği o anı düğün günü olarak ilan etmekte ve Azrail Aleyhisselam geldiğinde Mevlana Hazretleri gibi “Ey beni sevgiliye götürecek sevgili Hoş geldin” diyebilmektedir. Önemli olanda bu sözleri söyleyecek bir yakınlığa sahip olmaktır. Yoksa dünyanın kıyametinin ne zaman kopacağı değil, eseas olan bizim kıyametimizin(ölümümüzün) ne zaman kopacağıdır. [İnsanlar sana kıyametin zamanını soruyorlar. De ki: Onun bilgisi Allah katındadır. Ne bilirsin, belki de zamanı yakındır. (AHZAB 63)] Bu Ayettede işaret edildiği üzere Yüce yaratıcı, çok beliğ bir ifade ile kullarına; önemli olanın kıyametin vaktini bilmek olmadığını, asıl olanın kıyamete hazır olmak olduğunu işaret etmektedir.

Bir başka Ayeti Kerimede ise Kıyamet vaktinin yalnızca Allah’ın katında saklı bir sır olduna işaret edilmektedir. [Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin mülkü kendisine ait olan Allah ne yücedir! Kıyamet saatini bilmek de O’na mahsustur. Siz O’na döndürüleceksiniz. ZUHRUF 85] Dolayısı ile kıyamet tarihi; Zatı Uluhiyete ait bir sırdır. O dilerse, dilediği kullarına onun tarihini bildirir. Dilemezse konuşulanlar ve verilen tarihler batıl bir bilgiden öteyi geçmez.

Kendini küçük kıyamete(ölüm) hazırlayanlar için zaten korkulacak bir şey yoktur. Çünkü, kıyamet günün azabı ehli imana isabet etmeyecektir. Gönlünde zerre kadar imana sahip olan kimse bile o günün dehşetinden korunmuş olacak ve kıyamet, bütün azameti ile küfür bataklığına saplanmış azgınların tepesine kopacaktır.

Bu söylenen sözlerin neticesine gelecek olursak, sözün özü; “kamil bir imana sahip kul olabilmektir.” eğer kul imanını kemale erdirirse her hadisenin gölgesi altında titremekten kurtulur olayların arkasında tecelli eden hikmetleri seyretmeye başlar. Hz İsa Aleyhisselam’ın söylediği üzere (“Eğer sizler gerçekten iman etmiş olsaydınız. Şu dağlara yürüyün dediğinizde o dağlar sizinle beraber yürürlerdi”) eşyanın üzerinde tasarruf yetkisine sahip olur. Onun için büyükler “İman hem nur, hem kuvvettir. Hakiki imanı elde eden adam kainata meydan okuabilir” demişlerdir.

İmanın kemale ermesi ise oturduğumuz yerden gerçekleşecek bir olay değildir. Kulun, tamamıyla ilahi emirler çerçevesinde hayatını düzene sokması ile alakadardır. Kul ne zaman Rabbinin istek ve arzularını, kendi istek ve arzularının önüne geçirise işte o zaman kemalat derecelerini bir bir atlıyor demektir. Mesela; Soğuk bir kış günü, sabah namazı vakti yatağın tatlı sıcağından kalkıp, sırf Rabbim rızasını gözederek abdestini alıp namaza durman kemalatın bir işaretidir. Veya harama yönelmiş bakışları, Rabbin [Mümin erkeklere söyle: Gözlerini bakılması yasak olandan çevirsinler, mahrem yerlerini, korusunlar. Bu, onların arınmasını daha iyi sağlar. Allah yaptıklarından şüphesiz haberdardır. NUR 30] ayeti aklına gelerek bir anlık gafletinin tevbesini edip, ardından haramdan yüz çevirmekte kemalatın bir göstergesidir. Yani kemalat, hayatın merkezine Rabbin rızasını ve emirlerini koyup, her işimizi onun etrafında şekillendirmekdir.

Sohbetimizi Üstadımızın (K.s) bir duası ile sonlandırmak istiyorum;

Rabbim bize kendini tanıt. Sen bize kandini tanıtmazsan bizler seni tanıyamayız.

Rabbim bize Peygamberlerini tanıt. Sen bize Peygamberlerini tanıtmazsan bizler onlarıda tanıyamayız.

Rabbim sen bize Zamanın Sahibini tanıt. Sen bize onu tanıtmazsan biz karanlıklar içerisinde kalırız.

AMİN….

وَقُلْ جَاء الْحَقُّ وَزَهَقَ الْبَاطِلُ إِنَّ الْبَاطِلَ كَانَ زَهُوقًا

De ki: “Hak geldi, batıl yok oldu. Şüphesiz batıl, yok olmaya mahkûmdur.”

İSRA SURESİ 81. AYET

İnş Müh. Talha Yasin

One thought on “21 ARALIK 2012 NEDİR?

  1. Allah razi olsun. Bu 21 Aralik olayina halkimizin veya bati halkinin ne derece önem verdigini görmek bile az da olsa ya dogruysa diye bir düsüncenin akillarindan geçtigine delalet ediyor. Bu toplumun bir röntgeni gibi olmasi açisindan bizlere çagimizin toplumunun Allah’tan uzaklasmakla binlerce sene evvel yok edilmis ( kiyameti kopmus ) bir toplulugun söyleyip söylemediginden emin bile olmadiklari bir kiyamet tarihinden korkmalarina sebep oluyor. Halbuki imanlari saglam olsaydi söyle derlerdi: kiyametin ne zaman kopacagi bilgisi Allahu. Tealaya mahsustur! Nokta! Böyle diyemedikleri için Simdi ise komik ve acikli hallere düsüyorlar. Allah hidayet etsin. Saygilarimla.

    Fatma Kalkan

Nuru ŞEMS ——EY ADEMOĞLU! Sen Bir Güneşsin Işığını Kaybetme

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s