Abdulkadir Geylani Hz. İlahi Armağan Kitabından 19. Meclis

Bu konuşma Salı günü öğleden sonra medresede yapıldı. Konuşma tarihi: Hicrî 18 Zilkade 545, Milâdî 1150. Aziz ve Celil olan Hak, korkulmaya ve kendisinden bir şey beklenmeye layıktır. O’nun cenneti ve cehennemi olmasa dahi, çekinmeye değer. O’na itaat ediniz, bu itaati O’nun varlığı için yapınız. O’ndan gelen iyilik ve ceza sizi artık düşündürmesin. O’nun yolunda… Read More Abdulkadir Geylani Hz. İlahi Armağan Kitabından 19. Meclis

Bunu derecelendir:

7. Meclis “Sen de kalbini temizle. Yalnız Mevlâ kalsın. O’na teslim ol; icap edenin sevgisini kalbine getirir. O Kerimdir, istediğini sevdirmesini bilir.”

Allah’ım, büyük Peygamberimiz’e salât ve selam eyle. Bu salât ve selam ondan sonra gelen ve zamanında yaşayan yakınlarına da olsun! “Bize bol sabır ver. Bu yolda yürümemiz için bize kuvvet ihsan eyle.” (el-Bakara, 2/250) Bizlere iyiliğini arttır. Verdiklerine de şükretmeyi nasip et! * * * Ey cemaat! Sabırlı olun. İçinde bulunduğunuz dünya, âfet ve musibet… Read More 7. Meclis “Sen de kalbini temizle. Yalnız Mevlâ kalsın. O’na teslim ol; icap edenin sevgisini kalbine getirir. O Kerimdir, istediğini sevdirmesini bilir.”

Bunu derecelendir:

33. Meclis “Size mübarek olsun, ey nefislerini ve boş heveslerini bırakanlar. Hak’tan razı olup, O’nda yok olanlar!”

Bir kimse, Allah’ı seveni görürse, kalbi ilâhî tecelliye kavuşur. İstidadı varsa, sır âlemi ile Hakk’a vasıl olur. Rabb’imizin varlığı görülür. Peygamber (s.a.v) Efendimiz şöyle buyururlar: “Rabb’inizi güneş ve ayı görür gibi göreceksiniz. O’nu görmek bir karşılığa bağlı değildir.” O’nu sevenler bugün kalpleri ile görürler. Yarın baş gözleri ile… O’na benzeyen yoktur. Gören O’dur, işiten O’dur.… Read More 33. Meclis “Size mübarek olsun, ey nefislerini ve boş heveslerini bırakanlar. Hak’tan razı olup, O’nda yok olanlar!”

Bunu derecelendir:

1. Meclis “Onun halimi bilmesi bana yeter”

Kader başa geldiği zaman gönderene kafa tutmak, inancı öldürür, tevhid -Allah’ı birleme- nurunu söndürür, tevekkül ve ihlâsı yok eder. Îman sahibinin kalbi, “niçin ve neden oldu” gibi sözleri bilmez. Belki “şundan veya bundan oldu” gibi yersiz lafları da dile getir ez. Bildiği tek şey vardır, o da; “Baş üstüne, hoş geldi, sefalar getirdi!” diye karşılamaktır.… Read More 1. Meclis “Onun halimi bilmesi bana yeter”

Bunu derecelendir:

57. Meclis “Ey iman iddiasında bulunan, niçin başkalarının ayıbını araştırırsın”

Evlatlar! Zerre miktar dahi olsa, sözlerimi tasdik ediniz. Siz evinizde ve mülkünüzde istediğiniz gibi hareket etmekte serbestsiniz. Sizden yalnız doğruluk ve ihlâs istiyorum. Bunun yararı sizedir. Sizi, sizin iyiliğiniz için istiyorum; benim için değil. İç ve dış konuşmalarınızı bir kayda bağlayınız. Çünkü sizi daima gözeten melekler var. O melekler daima dışınızı murakabe eder. Hak ise… Read More 57. Meclis “Ey iman iddiasında bulunan, niçin başkalarının ayıbını araştırırsın”

Bunu derecelendir:

7. Meclis “Müminin vasıfları -Ami, sabah, ebdal-“

* * * Ey evlat! Kısmetini, meşru olduğuna inanınca al, alırken iman eliyle al. Hakiki yolu arıyorsan, böyle seçmelerdensen, doğrulara katışmışsan, emirle al. Hakk’ı bulmuş ve hâl âlemine ermişsen, Hak yakınlığında kendini kaybetmişsen, o zaman başka hâl olur. Senin hükmün orada geçmez. Sana gönderirler. Emir seni yürütür. O âlem seni kötülüklerden korur. Hak işler varlığını,… Read More 7. Meclis “Müminin vasıfları -Ami, sabah, ebdal-“

Bunu derecelendir:

14. Meclis “Allah’ım, iyi kullarına verdiğini, bize de ver.”

* * * Çok kere onların dertleri gönüllerinde kalır. İstekleri verilmeyince sabra devam ederler. Ellerine geleni almadıkları olur. Zaman olur, duâ ederler, icabet olmaz. İsterler, verilmez. Bir şeyden dert yanarlar; o şey, aksine artar. Kurtulmak isterler, yol bulunmaz. Onların her biri, kurtulmak ister, kurtuluş bulamaz. Tevhid eder, ihlâsa devamlı olur, fakat yakınlık duygusu sönmüş gibi… Read More 14. Meclis “Allah’ım, iyi kullarına verdiğini, bize de ver.”

Bunu derecelendir:

26. Meclis “ARA, BUL VE YOK OL”

… Ey Âdemoğlu, sen kimsin? Ne değerin var? Kokmuş bir sudan yaratıldın. Halini düşün. Rabb’ine tevazu göster. O’na karşı boynu eğik ol. Takva sahibi ol. Aksi halde kerim olman kabil olmaz. Allah katında güzelliğin kaybolur. Salih kullar da, takvan olmazsa senden hoşlanmazlar. Dünya böyledir; hep hikmet doludur. Âhiret daha baş ka olur; kudret âlemi orada… Read More 26. Meclis “ARA, BUL VE YOK OL”

Bunu derecelendir:

22. Meclis “İki günü eşit geçen ziyandadır…”

…. Ey cemaat! Yakında ölüler olacaksınız. Size ağlayacaklar. Onlar ağlamaya başlamadan siz göz yaşlarınızı akıtınız. Sizin bir yığın ha talarınız var. O hataların sonu nereye kadar uzar, bilinmez. Kalpleriniz, dünya sevgisi ile hasta. Dünya hırsı gönlünüzü sarmış. Dün yadan, kalbinizi beri alın ve temizleyin. Dünyayı bırakın, Hakk’a yö nelin. Dinin selâmeti sermayedir. İyi işler de… Read More 22. Meclis “İki günü eşit geçen ziyandadır…”

Bunu derecelendir:

23. Meclis “Kalp Cilası…”

Peygamber (s.a.v) Efendimiz şöyle buyurdu: “Şu kalpler, paslanır. Onların cilâsı, Kur’an okumak, ölümü düşünmek ve zikir meclisinde hazır bulunmaktır.” Kalp pas tutunca, sahibi anlar, gidermeye çalışırsa, pekâlâ. Aksi hâlde fena kararır. Peygamber (s.a.v) Efendimiz’in emrettiği şekle geçilmediği takdirde, kalp fena hâlde paslanır ve bu pasın giderilmesi imkânsız olur. Kalbin kararmasına sebep olacak çok şeyler vardır.… Read More 23. Meclis “Kalp Cilası…”

Bunu derecelendir:

30. Meclis “Başladığın işe dair bilgini derinleştir, bitir. Başka işlere sonra…”

Allah Teâlâ’nın nimetlerini görüp varlığını itiraf edene saadet­ler olsun. Her varlığı O’na bağlayana saadetler olsun. Nefsini bir yana atarak sebepleri, gücünü, kuvvetini Hak Teâlâ’ya verene saa­detler olsun. Aklı başında olan odur ki, yaptığı işin hesabını Yaratan’ına sor­masın, O’ndan mükâfat istemesin. Her hâlini buna uyduran akıllı insandır. Ey cemaat! Allah Teâlâ ile hoş olunuz. O’nun verdiği… Read More 30. Meclis “Başladığın işe dair bilgini derinleştir, bitir. Başka işlere sonra…”

Bunu derecelendir:

HİÇ BİLENLERLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?

İLMİN FAZİLETİ ”Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” (39 Zümer,9) Ayette de buyurulduğu üzere,ilim yönünden kendini yetiştirenle yetiştirmeyen bir değildir.İbadet ve kulluk vazifelerimiz için önce ilim,sonra amel gelir. Bu sebeple ilim öğrenmek farzdır.Çünkü ilmi olmayan bir kişi ibadetlerinde de eksik davranabilir. İlmin üstünlüğü Peygamber Efendimiz (s.a.v.) tarafından da çok güzel bir şekilde izah edilmiştir; Sehl… Read More HİÇ BİLENLERLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?

Bunu derecelendir: